Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35806 E. 2023/10339 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35806
- Karar No
- 2023/10339
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2020/474 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2007 tarihli kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 10.950,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.02.2010 tarihli kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına verilmiştir. 3. ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesi uyarınca 10.950,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi 22.07.2010 tarihinde itirazı reddettiği ve başkaca itiraz olmadığı halde kararın 14.09.2010 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. 4. Temyiz incelemesine konu ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/187 Esas ve 2020/474 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesi uyarınca 10.950,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. GEREKÇE Sanık hakkında belirlenen ceza yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilen ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2010 tarihli ve 2010/390 Esas, 2010/693 Karar sayılı kararının, katılan ... ile vekilinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın katılan vekiline tebliğ edilmediği, bu itibarla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2010 tarihli ve 2010/390 Esas, 2010/693 Karar sayılı kararının kesinleşmediği, buna ilişkin tanzim olunan kesinleşme şerhinin ve hükmün açıklanması ile kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında yargılama konusu suç için dava zamanaşımını son kesen işlemin, 25.12.2007 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar sanığın eylemi için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 25.12.2015 tarihinde dolduğu belirlendiğinden, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/187 Esas ve 2020/474 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.