Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35494 E. 2024/10873 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35494
Karar No
2024/10873
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/511 E., 2015/226 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Gerekçeli kararda "2006-2010" arası şeklinde hatalı belirtilen suç tarihinin en aleyhe kabulle, şirketin tasfiyesinin ilan edildiği 31.10.2007 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın eylemine uyan “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 31.10.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın, ...Dış Tic. Ltd. Şirketinin ortağı olduğu, anılan şirketin diğer ortağı olan katılan ... ile birlikte çift imza ile şirket yetkilerinin kullandıkları, sanığın katılan adı geçenin imzasını çoğaltmak suretiyle sahte şekilde düzenlediği ödeme emirlerine istinaden, yine kendisi ile katılanın yetkilisi olduğu yurt dışında faaliyet gösteren ... Tradıng Ltd. şirketine farklı tarihlerde toplam 663.170,00 Amerikan doları para gönderdikten sonra, söz konusu parayı münferit imza ile işlem yapma yetkisi olan bu şirketin hesaplarından üçüncü şahıs ve şirket hesaplarına aktararak uhdesine geçirdiği iddia olunan olayda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; a. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasında farklılıklar olması ve her iki bilirkişi raporunda da mükerrer ödemelere ilişkin değerlendirme yapılmamış olması karşısında, sanığın banka hesap hareketleri ile şirkete ait defter, belge ve kayıtların getirtilerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, katılan ...'in imzası sahte şekilde çoğaltılıp, kullanılarak yapılan ödemeler ile aynı faturaya istinaden yurt dışında faaliyet gösteren ... Tradıng Ltd. Şirketine yapılan mükerrer ödemeler karşılığında katılan şirket adına herhangi bir mal veya hizmet satın alınıp, alınmadığının, satın alınmış olması durumunda faturalarının tespiti ile katılan şirketin zarara uğrayıp uğramadığının, uğramış ise miktarının tespit edilmesi, b. Katılan şirketin muhasebe bürosunda çalışan ...'ın 13.03.2009 tarihli tanık beyanında, "Bankalar ödeme talimatlarını aldıktan sonra teyitlerini ya şirket ortaklarından ya da şirket ortaklarına ulaşamadıkları durumlarda da şirketin muhasebe müdürü ... isimli şahıstan alırlardı." şeklindeki ifadesine rağmen, yargılama sırasında adı geçen tanığın dinlenmemiş olması karşısında, bahsedilen hususla ilgili beyanının alınması, c. Katılan ...'in imzasının fotokopi ile çoğaltılarak yapılan başka ödemeler olup olmadığı, ödeme var ise katılan adı geçenin bu tür ödemelere onay verip vermediğinin tespiti, d. Sanığın 22.11.2012 tarihli duruşmadaki "Şikayetçi de ben şirkette bulunmadığımda 550 kere benim imzamı kopya imza olarak kullanmıştır." şeklindeki savunmasında belirttiği şekilde sanık adına da kopya imza ile işlem yapılıp yapılmadığının tespit edilip, kopya imza ile işlem yapılmasının katılan şirketin rutin bir işlemi olup olmadığının, şirket ortaklarının bu hususa yönelik bir rızalarının bulunup bulunmadığı ve mükerrer ödemelerin neye istinaden yapıldığı hususlarının tespiti açısından tanıklar ..., ..., ..., ...'ın beyanlarının alınması, e. Sanığın katılan şirketin tasfiyesine karar verildiği tarihten önce, şirketten herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, Suretiyle, söz konusu tespitler yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığa isnat olunan eylemin sübutu halinde, hükümden sonra, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekirken eksik inceleme sonucu sanığın beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35494, K. 2024/10873, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-35494-e-2024-10873-k-db6c9527be2b