Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35279 E. 2025/397 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35279
- Karar No
- 2025/397
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/6 E., 2019/88 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık müdafiinin temyiz talebinin vekâlet ücreti verilmesine, katılan vekilinin temyiz talebinin ise hükmün esasına; ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Katılan ... Yönetim A.ş.'nin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Katılan ... Yönetim A.Ş.'nin, sanığa yüklenen "Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca atılı suçtan açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... Yönetim A.Ş. adına vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Tebliğnamede sanık müdafiinin bir haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğundan temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği şeklinde görüş bildirilmesine karşın sanık müdafiinin yokluğunda verilen kararın sanık müdafiine 27.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, karara karşı 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre içinde 03.06.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli ve 2011/5-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmeyeceği"; bozma öncesi 28.11.2012 tarihli, 2009/35 Esas ve 2012/494 Karar sayılı karar ile "bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık, nitelikli hırsızlık, sahte kredi kartı kullanmak ve üretmek," suçlarından hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay 15. (Kapatılan) Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2016/3 Esas, 2018/9123 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, bu nedenle beraat ettiği nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık lehine vekâlet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz nedeni yerinde görülmediğinden hükmün oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.