Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30509 E. 2024/3679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30509
- Karar No
- 2024/3679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/173 E., 2016/108 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile; 1.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
2. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın istemi; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Sanık ile öldüğü için hakkında düşme hükmü kurulan temyiz dışı sanık ...'ın, başkasının kimliğiyle araç kiralayıp dolandırmak maksadıyla fikir ve eylem birliği içerisinde sanığın akrabası olan F.D vasıtasıyla tanık U.A'ya ulaştıkları ve U.A'nın kimliğini ve ehliyetini zorla aldıkları, U.A adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile sürücü belgesine sanığın fotoğrafını yapıştırarak sahteleştirdikleri, sanığın bu sahte belgelerle katılanın iş yerine giderek bir günlüğüne 16 FT ... plaka sayılı aracı kiraladığı, kira sözleşmesine U. A. kimliği ile imza attığı, aracın GPRS cihazını ertesi gün söküp aracı İstanbul'a götürdükleri, daha sonra temyiz dışı sanık ...'ın katılanı arayarak aracın teslimi için 500,00 TL istediği, katılanın aracını geri alabilmek amacıyla İstanbul'a gittiği ve bankada sanığın adına istenilen parayı yatırdığı, ancak aracın kendisine teslim edilmediği, Kasım'ın katılana 7.000,00 TL daha yatırması halinde arabasını teslim edeceğini söylemesi üzerine, aracını geri alabilmek için Kasım'ın verdiği bilgilerle annesi adına 6.900,00 TL daha para yatırdığı, bunun üzerine sanıkların telefonda katılanı yönlendirerek arabayı terk ettikleri yerde teslim alınmasını sağladıkları, sanıkların bu şekilde kamu kurumunu temsil eden nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi kullanmak suretiyle katılanın aracını hile ile ele geçirdikleri, daha sonra aracı geri iade etmek için katılandan toplam 7.400,00 TL para alarak üzerlerine yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmaktadır.
2. Sanıkların ikrara yönelen savunmaları, katılan ve tanık U.A'nın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, adli emanet kaydı, teşhis tutanakları, suça konu oto kiralama sözleşmesi, banka yazıları, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer delillerin dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanık savunması, katılan ve tanık U.A'nın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, suçun sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış; olayın oluş şekli ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ayrıntılarına Olay ve Olgular bölümünde yer verilen olayda; sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan belgelerden nüfus cüzdanı ile sürücü belgesinin ele geçirilememiş olması karşısında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, suça konu oto kiralama sözleşmesinin ise özel belge niteliğinde olup sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.