Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25996 E. 2025/13509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25996
- Karar No
- 2025/13509
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2020/30 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden Gerekçeli karar başlığında 28.05.2010 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin 26.02.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...'ın Temyizi Yönünden 19.03.1992 doğumlu olup, suçun işlendiği 26.02.2010 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 26.02.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.