Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25850 E. 2024/5781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25850
- Karar No
- 2024/5781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/84 E., 2018/405 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2014 tarihli kararıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli kararıyla hükümlerin "eylemlerin, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" gerekçesi ile bozulmasına kararı verilmiştir. 3. Bozma üzerine, İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli 2018/84 Esas, 2018/405 Karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıların temyiz talepleri, hükümlerin temyizen incelenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların kendilerini komiser ve savcı olarak tanıtıp temyiz dışı sanık ... hesabına 26. 242,00 TL yatırmasını sağlayıp bu parayı aralarında bölüşüp menfaat temin ettikleri iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanıkların beyanları, katılan beyanı, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamından mahkeme sanıkların iştirak halinde katılanı dolandırdıkları ve suç tarihi itibarıyla eylemin basit dolandırıcılık olduğu kabulü ile mahkumiyet kararları vermiştir. 3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma öncesinde kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığı ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde uygulanmadığı halde bozma sonrası kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli 2018/84 Esas, 2018/405 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli 2018/84 Esas, 2018/405 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.