Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22694 E. 2025/5316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22694
Karar No
2025/5316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin 14.11.2022 tarihinde sunduğu dilekçesine ekli uzlaşma raporuna ve UYAP üzerinden temin edilen İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/246-2022/770 sayılı kararının incelenmesi neticesinde, aynı olay nedeniyle soruşturması tefrik edilen şüphelilerle beraber sanık ... hakkında 05.04.2021 tarihl iddianame ile mükerrer dava açıldığı, uzlaşma görüşmeleri nedeniyle, katılan vasisinin uzlaşma görüşmesinde talep ettiği edimi sanık vasininin yerine getirerek uzlaştıkları görülmüş ise de, dosyamızdaki uzlaşma raporuna göre katılanın kısıtlandığı 16.04.2019 tarihinden önce 04.06.2018 tarihinde sanıkla uzlaşmayı reddettiği, bozma sonrası katıldığı 16.05.2018 ve 25.10.2018 tarihlerinde de sanığın cezalandırılmasını talep ettiği, mükerrer dava nedeniyle ret kararı verilip 23.01.2024 tarihinde kesinleşen İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/246- 2022/770 sayılı dosyasında ise katılan vasisinin 07.07.2022 tarihinde uzlaşmayı kabul ettiği anlaşıldığından, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan uzlaşma görüşmelerinin sanık ... açısından yok hükmünde olduğu belirlenmiştir. 18.05.2015 tarihinde katılanı arayan ve kendisini komiser olarak tanıtan kişilerin katılanı kandırarak sanık adına kayıtlı hesaba önce 10.000,00 TL ve aynı gün fakat farklı saatte arayarak 7.000,00 TL yatırılmasını sağladıkları, 20.05.2015 tarihinde tekrar aradıklarında katılanın şüphelenerek şikayetçi olduğu anlaşılan olayda, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Gerekçede de belirtildiği üzere kısa kararda sanık ve müşteki isminin hatalı olarak "Sanık ... hakkında müşteki ...'ye karşı" denilmesine rağmen gerekçeli kararda "Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı olarak yazılması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar hükmü arasında çelişkiye neden olunması, Yasaya aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki "Sanık ... hakkında müşteki ...'ye karşı" ibaresinin "Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22694, K. 2025/5316, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22694-e-2025-5316-k-501be27c0b8a