Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21701 E. 2023/1761 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21701
Karar No
2023/1761
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR TARİHİ: 07.04.2015 SAYISI: 2014/322 Esas, 2015/101 Karar SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs HÜKÜMLER:Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/322 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 35 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 33.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi, suça konu çekteki yazı ve imzaların kime ait olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadığı, sanığın çeki dayısı adına Murat Doğanoğlu isimli kişiden aldığını beyan etmesine ve bu şahsa ait T.C. kimlik numarasını vermesine rağmen mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığı, dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, bankanın bir zararının olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 26.08.2013 tarihinde şikayetçi ...'in iş yerinden çalınan çekler arasında bulunan suça konu çekin 12.000 Euro bedelli olarak doldurularak sanık tarafından 26.02.2014 tarihinde tahsil amacıyla bankaya ibraz edildiğinde, keşideci imzasının tutmadığı ve çalıntı olması nedeniyle iptal edildiğinin anlaşılması üzerine sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır. 2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 28.02.2014 tarihli uzmanlık raporunda; çekin gerçek olduğu belirtilmiştir. 3. ING Bank'tan gelen 30.05.2014 tarihli yazıda, 107585 numaralı çekin keşideci imzasının şubelerinde kayıtlı imza ile örtüşmediği ve söz konusu çek ile ilgili kayıp çalıntı kaydı olduğuna dair ifade tutanağının bulunduğu belirtilmiştir. 4. Sanık savunmasında; Ukrayna'da ticaretle uğraşan dayısı Mehmet Tayfur'un Turan Irmakoğlu isimli bir şahsa mal sattığını ancak parasını alamadığını, Turan Irmakoğlu'nun vadeyi uzatmak için teminat senedi vermeyi teklif ettiğini ve Türkiye'de bulunan tanıdığı Murat Doğanoğlu'na suça konu çeki temin ettirdiğini, dayısının da kendisini arayarak, Murat Doğanoğlu'nun bir çek vereceğini, bu çeki alarak bankada kontrol ettirmesini istediğini, bunun üzerine kendisinin de Murat Doğanoğlu'nun verdiği çeki alarak, karşılığı olup olmadığını öğrenmek için bankaya götürdüğünü, çeki kendisinin düzenlemediğini beyan etmiştir. 5. Mahkemece, sanığın boş çeki, 26.02.2014 keşide tarihli ve 12.000 Euro bedelli olarak oluşturup olay günü tahsil için bankaya ibraz ettiği, sanığın savunması, şikayetçinin beyanı, çekteki keşideci imzasının şikayetçiye ait olmadığına dair banka yazıları, çek yaprağının gerçek olduğuna dair ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre anlaşılmakla, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçlarından mahkumiyet hükümleri kurmuştur. IV. GEREKÇE 1. Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Şikayetçiye ait boş olarak çalınan çekin, 12.000 Euro bedelli olarak düzenlenip sanık tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiği iddiasıyla açılan kamu davalarında, sanık savunmasına göre maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespiti bakımından; a. Mehmet Tayfur, Turan Irmakoğlu ve Murat Doğanoğlu isimli şahısların açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 48 inci maddesindeki çekinme hakları da hatırlatılmak suretiyle tanık olarak dinlenmeleri, tanıklara, sanığın belirttiği şekilde aralarında hukuki ilişki olup olmadığı ve suça konu çekin alınıp verilmesi konusunda sanıktan yardım isteyip istemediklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Sanık, katılan Grey Yapı Ortak Girişim şirketi yetkilileri ve adı geçen kişilerin yazı ve imza örneklerinin alınarak suça konu çekteki yazı ve imzaların aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması, c. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneği bulunup bulunmadığı konusundaki takdirin hakime ait olması karşısında, adli emanetin 2014/5849 sırasına kayıtlı suça konu çek aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, yasal unsurları taşıyıp taşımadığının ve aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının tartışılması ile belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. d. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Kabule Göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin çekin keşide tarihindeki döviz satış kuru dikkate alınarak iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği halde, temel gün sayısının 4.000 gün şeklinde belirlenerek fazla ceza tayini nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/322 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21701, K. 2023/1761, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21701-e-2023-1761-k-52a3ccbaff1a