Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21626 E. 2025/4348 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21626
- Karar No
- 2025/4348
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/362 E., 2015/212 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 esas, 2007/152 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırı olan 3 yıl hapis cezası belirlenmesine rağmen menfaat miktarının 20.429,00 TL olduğu gözetilerek adlî para cezasının menfaat miktarının iki katı olması ve günlüğü taktiren 20 TL olarak belirlenmesi nedeniyle ve alt sınır olan 2.042 gün yerine, 3.000 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla adli para cezası tayini, 2-) Adli para cezası taksitlendirme yapılırken uygulama maddesinin 'TCK'nın 52/4. maddesi" olarak gösterilmesi gerekirken ''TCK'nın 50/2. maddesi'' olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “3.000 gün”, “4.000 gün”, “3.333 gün” ve “66.660,00 TL” ibarelerinin çıkarılarak yerine, sırasıyla “2.042 gün”, “2.722 gün”, “2.268 gün” ve “45.360,00 TL” ibarelerinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında adli para cezasının taksitlendirildiği kısımdan ''TCK 52/2 maddesi'' ibaresinin çıkartılması ve uygulama maddesinin ''TCK'nın 52/4. maddesi'' olarak eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.