Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21250 E. 2025/2885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21250
Karar No
2025/2885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/124 E., 2015/213 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede; Sanık ...'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 10.06.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, diğer sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın sorgularının yapıldığı 17.06.2014, sanık ...'nin sorgusunun yapıldığı 30.10.2014, sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 26.11.2014 tarihi olduğu ve bu tarihlerden, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı ve ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,5.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21250, K. 2025/2885, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21250-e-2025-2885-k-fe8283b46b8d