Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20912 E. 2023/6166 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20912
Karar No
2023/6166
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/210 E., 2015/361 K.

SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sehtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının unsurlarının oluşmadığına, şikâyetçinin soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in olay tarihinde elinde telsiz ile şikâyetçi ...'un işletmekte olduğu Park Rent A Car isimli iş yerine giderek kendisini Osmangazi Narkotik Şube Müdürlüğü'nde görevli ... olarak tanıttığı, iş yerinden ...'in ismi ile üç günlüğüne 2013 model Fiat Linea marka araç kiraladığı, bu bağlamda sahte oto kira sözleşmesi imzaladığı ve katılan ...'in kimlik bilgilerini içeren ancak kendi fotoğrafının yapıştırılmış olduğu nüfus cüzdanı fotokopisi ile sürücü belgesini şikâyetçi Oğuzhan'a verdiği, daha sonra kiraladığı aracı Çelik Oto Galeri ve Emlak isimli iş yerinin sahibi ...'e şahsa satmaya çalıştığı, bu şekilde atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılan ..., kamyon şoförü olduğunu, 09.10.2014 günü saat:19.00 sıralarında İzmir karayolu Afyonkarahisar ili İscehisar kavşağında seyir halinde iken yol kenarında bulunan bir şahsın el işareti yaptığını, bu kişinin 40-45 yaşlarında siyah kalın çerçeveli gözlüklü, bıyıksız, kısa saçlı bir şahıs olduğunu, araçta sohbet etmeye başladıklarını, konuşurken SRC (ticari taşıt kullanım belgesi) belgemin olmadığını söylediğini, bunun üzerine şahsın isminin .olduğunu, Ankara'da Narkotikte Başkomiser olduğunu, Afyonkarahisar'a tayinin çıktığını ve kendisine yardım edebileceğini söylemesi üzerine bu şahsa nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin fotokopisini çektirip verdiğini, fotoğrafından teşhis ettiği bu kişinin sanık olduğunu belirterek şikayetini sürdürmüştür. 3. Sanık savunmasında, olay tarihinde arkadaşı ... ile şikâyetçinin işlettiği iş yerinden suça konu aracı kiraladıklarını, daha sonra araç ile Ankara'ya beraber gittiklerini, kiralama süresi bittikten sonra süreyi uzatmak istediklerini ancak şikâyetçinin bunu kabul etmediğini, bu nedenle tartıştıklarını, şikâyetçinin GPRS sistemi üzerinden aracı kilitlediğini ve bulunduğu yerden teslim aldığını, aracı kimseye satmaya çalışmadığını, kendi adına araç kiralayamadığı için Mehmet'in nüfus cüzdanının fotokopisini kullandığını ve şikâyetçiye kendisini polis olarak tanıtmadığını, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir. 4. Oto kiralama sözleşmesi, 14.12.2014 tarihli CD çözümleme tutanağı, araç sahibi Sebahattin Akkoyun ve ... arasında düzenlenmiş oto satış anlaşması protokolü, 10.12.2014 tarihli teslim ve tesellim tutanağı ile ... tarafından sanık ...'in teşhis edildiğine dair belgelerin dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır. 5. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasının tefrik edildiği görülmüştür. 6. Yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE Sanığın savunması, şikâyetçilerin beyanları, kamera kayıtları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, olay tarihinde sanık ...'in aracına bindiği katılan ...'e kendisini başkomiser olarak tanıttığı, ticari taşıt kullanım belgesi alması hususunda yardımda bulunacağı vaadiyle katılandan nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin fotokopisini aldığı, bu belgeleri kullanarak suç tarihinde şikâyetçi ...'dan suça konu aracı kiraladığı, oto kira sözleşmesi imzaladığı, aracı gününde teslim etmediği gibi aracı galericilik işi ile uğraşan ...'e satmaya çalıştığı, ...'in ruhsat sahibine ulaşmak istemesiyle durumun ortaya çıktığı ve bu şekilde sanığın üzerine atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğu anlaşıldığından, kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Dolandırıcılık suçlarında failin icra hareketlerinin, hileli hareketler sonucunda malı teslim almakla sona ereceği ve suçun bu anda tamamlanacağından cihetle, somut olayda, sanığın mağdur ...'dan sahte nüfus cüzdanı ile kiralayarak teslim aldığı aracı mağdur ...'e satmaya çalışmasından ibaret eyleminde dolandırıcılık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20912, K. 2023/6166, T. 14.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20912-e-2023-6166-k-8b2c94bbb3cb