Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20368 E. 2025/4056 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20368
Karar No
2025/4056
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden; Gerekçeli karar başlığında 17.01.2011 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, suça konu çekin sanık tarafından katılana verildiği 31.09.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden, inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden; Sanığın yasal unsurları haiz, ikiz olarak tamamen sahte oluşturulan ve aldatıcılık niteliği bulunan 17.500,00 TL tutarlı çeki mağdur...'e vererek çanta aldığı, suça konu çekin... tarafından ticari ilişkisinde kullanıldığı, sanığın suça konu çeki çekte cirosu olmayan... adlı kişiden aldığını belirtmesine rağmen bu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini belirtmediği, bu kişiyle ticari ilişkisinin bulunduğuna dair herhangi bir fatura, sevk irsaliyesi gibi belge ve bilgi sunamadığı, Mahkemece sanığın ikinci ciranta olarak attığı cirodaki imzası dışında suça konu çekte imza ve yazısını bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiş ise de; Suça konu çekin sahte ikiz çek olduğu, sanık tarafından mağdur...'e ticari ilişki sırasında verildiği ve ne şekilde ele geçirildiğinin izah edilemediği aşikar olduğu gibi sanığın suça konu çekten bir ay kadar önce de 5.000,00 TL tutarında başka bir sahte çeki mağdur...'e vererek alışveriş yaptığı, sanığın bu 5.000,00 TL tutarlı çekten dolayı İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesince yargılanıp mağdur...'e yönelik sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık fiillerinden dolayı mahkûm olduğu, bahse konu bu dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 2024/73 Esas sayılı dosyasında kayıtlı ve derdest bulunduğu, İzah edildiği üzere her iki dava dosyasına konu çeklerin ayakkabı alışverişi nedeniyle mağdur...'e verildiği dikkate alınarak, öncelikle 5.000,00 TL tutarlı çekten dolayı kurulan mahkûmiyet hükmü kesinleşmemiş ise her iki yargılama dosyasının birleştirilmesi, sanık hakkında 5.000,00 TL lik çekten dolayı kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi halinde ise bu dosyanın onaylı bir örneğinin denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınması, suçun mağduru ...'in inceleme konusu davaya dahil edilmemesi nedeniyle şikâyet ve delillerinin sorulması için her halükarda beyanına başvurulması ve suça konu iki ayrı çekin hangi tarihlerde verildiğinin öğrenilmesi, davaya katılma hakkının da tanınması suretiyle sanığın kısa aralıklarla aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararıyla hareket edip etmediği, fiilinin zincirleme tek bir suç mu yoksa, iki ayrı suç mu oluşturduğunun hüküm yerinde tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken hatalı şekilde sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20368, K. 2025/4056, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20368-e-2025-4056-k-17de763f5f6c