Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20277 E. 2025/2898 K. – Kamu Kurum Ve
Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20277
- Karar No
- 2025/2898
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/64 E., 2015/77 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER VE KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade-Bozma
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu dosyasında yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 1.Sanık ... (....) hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik katılan .... ve ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; katılan vekilinin temyiz talebinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile mercisinde incelenmek üzere dosyanın Tebliğnameye uygun olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2.Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik şikayetçi .... ve ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 3.Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, iş yerinin gerçek bir iş yeri olması, kurumun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanığın sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeplerle sanığa atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanık hakkında beraat hükmü verilmesinde isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibariyle doğru hükmün Tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.