Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20019 E. 2025/7697 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20019
- Karar No
- 2025/7697
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/379 E., 2015/94 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulması sonucu ilgili mercii tarafından itirazın reddine karar verilmiş ve bu karara karşı da herhangi bir şekilde temyiz yasa yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Keşidecisi ... olan ve sanık ... tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında katılan şirkete verilen 30.07.2007 keşide tarihli ve 5.750.00 TL bedelli çekin keşideci imzasının sahte olması nedeniyle ödenmediği iddia edilen somut olayda, sanık ...'nın atılı eyleme iştirak ettiğine dair savunmasının aksine somut delil bulunmadı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükmünün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 30.07.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Keşidecisi ... olan ve sanık ... tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında katılan şirkete verilen 30.07.2007 keşide tarihli ve 5.750.00 TL bedelli çekin keşideci imzasının sahte olması nedeniyle ödenmediği iddia edilen somut olayda, sanık ...'in alınan savunmalarında katılan şirketi tanımadığını, bahse konu çeki bu şirkete vermediğini savunmasına rağmen, çek üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre tanzim yazılarının sanık el ürünü olduğunun tespit edilmesi, katılan şirketin sanık ile ticari ilişkisi olduğuna, cari hesap usulü çalıştıklarına ve bahse konu çeki sanığın firmasından aldıklarına dair kayıtları dosyaya eklemesi, çeki sanıktan teslim aldığını beyan eden tanık ...'in alınan beyanında, malları sanığa teslim ettikten bir kaç gün sonra çeki teslim aldığını, uygulamanın bu yönde olduğunu belirtmesi karşısında, suça konu çekin önceden doğan borç için verilmediği ve sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.