Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19080 E. 2024/5023 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19080
Karar No
2024/5023
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/674 E. 2015/323 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/674 Esas 2015/323 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, sanıkların mahkumiyetlerine hükmetmek gerekirken beraatlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Her ne kadar sanıklar hakkında;internet üzerinde yapılan dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemleri kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle kamu davası açılmış ise de; davaya konu araç ile ilgili internet ilanının katılan tarafından verildiği anlaşılmakla sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi kapsamında dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. 2.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin atılı suçu iştirak halinde işleyen sanıklardan ...'nun 13.02.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/674 Esas 2015/323 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19080, K. 2024/5023, T. 16.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19080-e-2024-5023-k-b68fbf2dcb30