Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17750 E. 2025/8247 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17750
- Karar No
- 2025/8247
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/260 E., 2015/140 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların bankadan çektikleri kredi karşılında mağdur ...'nın adına sahte olarak düzenlendiği tespit edilen suça konu 01.07.2008 tanzim tarihli senedi vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, Mahkemece her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de; mağdur ...'ın suça konu senedi kendisinin düzenlemediğini ve sanıklara vermediğini ifade etmesi, sanıkların savunmasında iddia ettiği gibi senedin ticari ilişkiye istinaden ...'dan alındığına dair ticari teamüle uygun herhangi bir belge ibraz edilmemesi ve senedin bankaya ibraz edilmesinde sanıkların menfaatinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için suça konu senedin kredinin verildiği tarihten önce mi yoksa sonra mı alındığı tespit edilerek, Yargıtay C.G.K'nın 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı da gözetilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
02.07.2025 tarihinde karar verildi.