Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17506 E. 2025/6962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17506
- Karar No
- 2025/6962
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/124 E., 2014/122 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanıklar ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE,
3. Sanıklar ... ve ... haklarında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede; Suç tarihinde sanıklar ... ve ...'nun birlikte ticaret yaptıkları, sanık ...'nun ...'nun oğlu olduğu, sanık ...'nun, peynir ticareti ve imalatı yapan katılana ait iş yerinde çalışan pazarlama elemanlarına kendisini çek keşidecisi ... olarak tanıttığı, 08.08.2007 keşide tarihli ve 1.350 TL tutarlı, 18.08.2007 keşide tarihli ve 1.500 TL tutarlı, 28.07.2008 keşide tarihli ve 1.500 TL tutarlı çekleri aldığı peynir karşılığı keşide ettiği, bu çeklerin sorunsuz olarak ödenmesi üzerine, sanıkların uyandırdığı güven duygusuyla bu defa daha fazla miktarda mal alarak 22.09.2007 keşide tarihli ve 1.650 TL tutarlı, 23.09.2007 keşide tarihli ve 2.000 TL tutarlı, 01.10.2007 keşide tarihli ve 1.400 TL tutarlı, 13.10.2007 keşide tarihli ve 1.500 TL tutarlı, 27.10.2007 keşide tarihli ve 1.650 TL tutarlı, 15.11.2007 keşide tarihli ve 1.750 TL tutarlı, 28.11.2007 keşide tarihli ve 1.850 TL tutarlı, 02.12.2007 keşide tarihli ve 1.850 TL tutarlı ve 10.12.2007 keşide tarihli toplam 9 adet çek verdiği, bu çeklerin bir kısmını imzalı olarak sanık ...'nun bir kısmı ise kendisini ... olarak tanıtan sanık ...'nin imzalayıp verdiği, katılan ödenmeyen çekleri Ödemiş ilçesinde icraya verince yetki itirazının yapıldığı, yetki itirazının kabulü üzerine Aydın 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6245 ve 2008/6246 sayılı dosyaları üzerinden icra takibi yürütülmesi akabinde, sanık ...'nun çeklerdeki imzaların eli mahsulü olmadığı gerekçesiyle takiplerin iptaline yönelik davalar açtığı ve tüm sanıkların birlikte bahsedilen şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından, sanık ...'nun, "Ben müşteki ...i tanımam. Kendisinden hiç bir zaman peynir almış değilim. Ancak müştekiden ... adına kendisi ile birlikte giderek peynir aldık. Ben müştekinin elemanları ile muhatap olmuştum isimlerini bilemiyorum. Ancak müştekinin elemanları peynirin ...'na alındığını biliyorlardı." şeklindeki savunması karşısında, katılan ile sanıklar arasındaki ticari ilişkiyi ispata yarar belgelerin temini ile ticari ilişkiye konu ürünlerin kimin adına satın alındığının tespiti, sanık ...'nun diğer sanık ...'nu vekil tayin ettiği vekaletnamenin bir suretinin temini ile söz konusu vekaletnamede çek düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sanıkların benzer şekilde güven oluşturup, çek vermek suretiyle ticaret yaparak, sonradan satın aldıkları malların bedelini ödemedikleri benzer olaylar bulunup bulunmadığının tespiti, sanıkların kastlarının belirlenmesi açısından varsa bu dosyaların incelenmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.