Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16105 E. 2024/635 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16105
- Karar No
- 2024/635
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/159 E., 2019/110 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda kurulan hükümde, temyiz süresinin CMUK’nın 310. maddesi uyarınca 1 hafta olduğu gözetilmeksizin 15 gün olarak belirtilmek suretiyle yasa yoluna başvuru süresi konusunda yanıltma meydana getirildiği anlaşılmakla, sanık ...'ın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kuşadası 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 6000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezasına hükmolunmuştur. 2. Sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli kararıyla, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin (L) bendinde düzenlenen nitelikli hali oluşturabileceği, bu nedenle delillerin takdirinin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılması gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. 3. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/159 Esas, 2019/110 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası , 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına , 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kazanılmış hakları korunarak netice olarak 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz talepleri, atılı suçu işlemediklerine, haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanı arayıp kendisini ... Emniyet Müdürlüğü'nde başkomiser olarak tanıtan şahsın, terör örgütünün katılanın eşi ve kendisi hakkında 16.000,00 TL kredi çektiğini, bir bayan teröristin de eşi kılığına girerek bankalardaki bütün hesaplarına ve maaşına el koyacağına inandırması üzerine katılanın, sanık ...'a ait hesaba 39.250,00 TL parayı havale ettiği, aynı şekilde Ziraat Bankası ...Şubesinden kredi çekmek sureti ile 12.000,00 TL parayı da sanık ... adına Garanti Bankası ... şubesindeki kredi kartı hesabına gönderdiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanıklar atılı suçu kabul etmemişlerdir. 3. Katılan tarafından sanık ...’ın hesabına 07.02.2012 tarihinde 39.250,00 TL gönderildiğine dair Yapı Kredi bankası dekont örneği ile katılanın Ziraat Bankası’ndan aynı gün 12.000,00 TL kredi çekildiğine dair dekont örneği ile 12.000,00 TL nin sanık ...’a ait kredi kartına yatırıldığına dair Garanti Bankası dekontu dosya arasındadır. 4. Telekominikasyon İletişim Başkanlığı yazısından katılanın olay günü çok defa uzun süreli şekilde...adına kayıtlı olan 0536 ... numaralı hattan arandığı tespit edilmiştir. 5. Tanık... 0536 0248756 numaralı hattın kendisi tarafından çıkarılmadığını ve kullanılmadığını beyan etmiştir. 6. 1 adet kapalı ve mühürlü zarf içerisinde 12.000,00 TL bedelli Garanti Bankası havale dekontu Adli Emanetin 2012/265 sırasına kaydedilmiştir. 7. 28.02.2012 tarihli Garanti Bankası cevabi yazısı ile sanık ...’a ait kredi kartına 07.02.2012 tarihinde 12.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme sonrası kartın aynı gün ve devamında ... ve ...’da farklı işyerlerinde kullanıldığı, 11.02.2019 tarihli cevabi yazısıyla kart kopyalanması ile ilgili bir başvuru bulunmadığı bildirilmiştir. 8. 18.04.2012 tarihli Yapı Kredi Bankası yazısı ile katılan tarafından yatırılan 39.250,00 TL'nin 07.02.2012 tarihinde hesap sahibi sanık ...’a veznede elden ödendiği bildirilmiştir. 9. Yapı Kredi Bankası güvenlik kamera kayıtları dosya arasına alınmıştır. 10. Uzlaştırma işlemleri başarısız kalmıştır. IV. GEREKÇE İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tarih ile uzlaştırma işlemlerinin başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1. Sanıklar hakkında bozma öncesi kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar dışında Cumhuriyet savcısı tarafından "sanıkların aleyhine" bozma talep eden düşünce ile temyiz edilmesine rağmen, bozma sonrası kurulan hükümde kazanılmış hakların saklı tutulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, kazanılmış hakka ilişkin uygulama sırasında kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin son fıkrası olarak hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/159 Esas, 2019/110 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği her iki sanık hakkında kurulan hükümlerde, kazanılmış hakkın uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında yer alan; "CMK'nin 307/son maddesi" ifadesinin hükümden çıkarılması ve yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.