Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15815 E. 2025/1283 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15815
- Karar No
- 2025/1283
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/297 E., 2014/305 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerde resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama kısmi bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A) Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, 22.05.2013 olan kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede; Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının kesen son sebep olan mahkumiyet hükmünün verildiği 14.10.2014 tarihinden temyiz inceleme gününe kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C)Sanık ... hakkında sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak Katılan ...'ya ait kimlik bilgileri kullanılarak aslı ele geçmeyen sahte nüfus cüzdanı ile Ankara 32.Noterliğinde arsanın satışına dair 18.08.2008 tarihli vekâletname düzenlendiği, vekaletnamenin düzenlenmesinin arsından arsanın 22.08.2008 tarihinde sanık ... adına tapuda tescil edildiği olayda, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Türk Ceza Kanun'un 204/1-3 hükmünü birden fazla kez ihlal eden sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmadan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.