Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/13131 E. 2023/2602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13131
- Karar No
- 2023/2602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli ve 2013/70 Esas, 2014/38 Karar sayılı kararı ile basit dolandırıcılık suçundan verilen 3 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin, sanıklar tarafından temiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2017/13372 Esas, 2017/14746 karar sayılı kararı ile "hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemlerinin gereğinin" yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine, Sakarya 2. Ağır Ceza mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/328 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nun temyiz isteği; diğer sanık ...'un teyzesinin oğlu olduğunu, sanığın iş yerine gelerek hesaplarına bloke konulduğunu söyleyerek banka kartını istediğini, daha sonraki olaylardan haberinin olmadığını, eksik inceleme ile adalete aykırı karar verildiğini, beraatini istediğine, ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyiz isteği; müştekiyi tanımadığını, telefon ile arayıp para talep etmediğini, kendisinin ve akrabasının mağdur olduğunu, ... isimli şahıs tarafından kandırıldıklarını, suçlamayı kabul etmediğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde müştekinin kullanmakta olduğu telefonunu 0531 (...) (...) 97 no.lu cep telefonundan arayan şahsın, emniyet müdürlüğünden aradığını, banka hesabından KCK terör örgütüne para aktarıldığını yanında çalışan elemanların da bu işle bağlantısının olduğunu söyleyerek müştekiyi korkutup ikna ettiği, bu şekilde sanık ...'nun adına kayıtlı banka hesap numarasına 20.000,00 TL para yatırılmasını sağladığı, aynı zamanda değişik GSM numaralarına toplam 865,00 TL kontör yüklemesi yaptırıldığı, yapılan incelemede ... hesabına yatırılan paradan aynı gün 1.000,00 TL paranın ATM'den çekildiği, güvenlik kamerası görüntülerinden parayı çeken kişinin sanık ... olduğunun tespit edildiği, yine aynı gün hesabın bağlı olduğu kart kullanılarak toplam 14.000,00 TL tutarında alışveriş yapıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Katılan ... şikayetinde; mali müşavir olduğunu, olay tarihinde kendisini arayan şahsın hesabından terör örgütüne para aktarıldığını söyleyerek korkutulduğunu, kendisinin de inanarak hesabında bulunan tüm parasını ATM'den iki kez 10.000,00 TL olacak şekilde toplam 20.000,00 TL para yatırdığını, ayrıca Garanti Bankası'ndan her birine 95,00 TL olmak üzere toplamda 865,00 TL tutarında değişik hatlara kontör yüklemesi yaptığını belirterek şikayetçi olmuştur. 3. Sanık ... savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, daha önceden tanıdığı ... isimli şahsın yanına geldiğini, çok borcunun olduğunu, mümkünse şirket alacaklarının kendi hesabına yatırılmasını rica ettiğini, bu şekilde ... ile bir ortaklıklarının oluştuğunu, teyzesinin oğlu olan sanık ...'i ... ile tanıştırdığını, birlikte yemeğe gittiklerini, bu sırada ...'in telefonunun çaldığını, masadan kalkarak bir süre konuştuğunu, daha sonra yanlarına gelerek bir müşterinin hesabına para yatıracağını, İş Bankası hesap numarası olup olmadığını sorduğunu, ...'in de hesabını kullanabileceğini söylediğini, Polatlı'dan Ankara'ya döndüklerinde ...'in paranın hesaba yattığını, 1.000,00 TL para çekmesini istediğini, kendisinin de parayı çekerek ...'e verdiğini, bunun dışında tanıdığı şahıslara 14.000,00-15.000,00 TL civarında para çektirdiğini, suçsuz olduğunu, kimseyi dolandırmadığını ifade etmiştir. 4. Sanık ... aşamalı olarak alınan savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, ... traktör firmasında çalıştığını, katılanı tanımadığını, diğer sanık ...'un teyzesinin oğlu olduğunu, daha sonra isimlerini öğrendiği ... ve ... isimli şahıslarla birlikte ...'un iş yerine geldiğini, kendi banka hesaplarının bloke edildiğini, şirkete para geleceğini, bu yüzden kendisine ait banka kartını istediklerini, kendisinin de kullanmaları için kartı verdiğini, suçsuz olduğunu, akrabası olduğu için verdiğini, beyan etmiştir. 5. Tanık ... beyanında; sanık ...'ı tanıdığını, diğer sanığı tanımadığını, olayı bizzat görmediğini, ... ... ve ...'un birlikte emlakçılık yaptığını, telefon ile insanların aranarak dolandırıldığını bildiğini, bir kaç defa bankadan hesap açtırıp para aldıklarını duyduğunu, bu işleri yapan kişinin Urfalı ... ... olduğunu kesin olarak bildiğini, ...'un ise yapıp yapmadığını bilmediğini, şikayetçiyi tanımadığını, şikayetçinin gönderdiği parayı kimin aldığını bilmediği, ifade etmiştir. 6. Bankadan gelen bilgi ve belgelere göre; sanık ... hesabına yatan paradan 1.000,00 TL'nin ATM'den çekildiği, aynı gün kartla 14.000 TL tutarında "Bir ..." isimli iş yerinden harcama yapıldığı, 14.02.2012 tarihinde sanık ...'nun hesabı kapatılarak bakiye tutar olan 5.001,54 TL'nin bloke edildiği anlaşılmıştır. 7. Sanık ...'ın, teyzesinin oğlu sanık ... dışında yine yakın arkadaşları ve akrabalarının hesap numarasını alarak benzer suçlarda kullanılmasını sağladığı, bu olaylarda da paraların sanık ... tarafından çekildiği gerek UYAP üzerinden yapılan araştırmada, gerekse dosyadaki bilgi ve beyanlardan anlaşılmıştır. 8. "Bir ..." isimli iş yerinin sahibi ... ... beyanında; tekel malzemesi ve meşrubat ürünlerinin toptancılığını yaptığını, 11 çalışanının olduğunu, şirkette otuza yakın pos cihazının bulunduğunu, hangi personelin alışveriş yaptığını bilmediğini, fotoğraftaki şahsı ve ... isimli kişiyi tanımadığını ifade etmiştir. 9. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Katılana Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık ...'ın, somut olayda teyzesinin oğlu sanık ...'in banka kartını alması, müşteki tarafından yatırılan paranın kendisi tarafından çekilmesi, emlakçı olan sanığın iddia ettiği gibi aralarında ortaklık oluştuğunu söylediği ...'in alacağını tahsil etmesi amacıyla kendi hesap numarasını kullanması makul ve yeterli iken bu durumu yadırgamayarak birçok yakınının hesap numarasının benzer suçlarda kullanılmasına sebebiyet vermesi ve tüm dosya kapsamından suçun sübuta erdiğini kabul eden mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Hüküm tarihinden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesinde düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçuna uymakta ve mahkemece bu hususta lehe yasa değerlendirilmesi yapılmamış ise de, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun açıkça lehe olduğu anlaşıldığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Katılana Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, sanığın istikrar arz eden savunmalarında, suçlamayı kabul etmeyerek akrabası olan diğer sanık ...'a güvenerek banka kartını verdiğini ifade etmesi ve aleyhine beyan bulunmaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanık ...'in suça konu banka kartının bağlı olduğu hesap numarasının geçmiş dönem kayıtları incelenerek benzer şekilde para yatırılıp yatırılmadığı, şüpheli para girişlerinin olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü verilmesi, 2. Kabule göre de; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi, Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Katılana Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/328 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Katılana Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/328 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.