Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12435 E. 2025/2986 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12435
- Karar No
- 2025/2986
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1069 E., 2019/8592 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret ... vekilinin, 05.12.2016 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ancak bu hususta herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesinde yer alan, "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" şeklindeki hüküm ve aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca, şikâyetçi kurumun davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığa yüklenen “2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçu yönünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın 26.06.2012 ve 09.01.2013 tarihlerinde birer adet sahte fatura düzenlediğinin iddia olunduğu anlaşılmış olup, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, 09.01.2013 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği belirlenmiştir. Açıklanan nedenle katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.03.2025 tarihinde karar verildi.