Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11660 E. 2023/7109 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11660
Karar No
2023/7109
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/7 E., 2015/1041 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/1041 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, her ne kadar resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin bir bütün halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve suçun işleniş şekli, sanığın dosya kapsamında anlaşılan suç işlemeye yönelik yoğun kastı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kamusal zararın ağırlığı gerekçesi ile takdiren ve teşdiden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl 6 ay olarak tayini ile takdiri indirim sonucu neticeten 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiş, sanığa ve müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ancak gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede: sanığın yolcu olarak ... Havalimanında güvenlik kontrolü yapan ... Asayiş Büro Amirliği görevlilerine ... olarak kendisini tanıtıp bu isme düzenlenen kimliği ibraz ettiği, kimliğin sahte olabileceğinden kuşku duyulunca karakola intikal ettirildiğinde, ısrarla kimliğinin doğru olduğunu savunması nedeniyle ifadesinin alındığı, adli işlemler nedeniyle hakkında düzenlenen yakalama ve ifade tutanaklarını da mağdurun ismi ile imza ettiği, resmi belgenin kendisinden farklı kişinin kimlik bilgilerine göre düzenlenmesini sağladığı, ekspertiz raporunda kimlik belgesinin külliyen sahte olup ve aldatma gücünün bulunduğunun belirtildiği, nüfus idaresinden, talep belgesine göre ise kimliğin gerçek olduğu fakat fotoğrafın farklı kişiye ait olduğunun belirtildiği, UYAP'ta, hakkında farklı mahkemelerce verilen birçok yakalama emri bulunduğu, sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 212 nci maddesindeki "gerçek içtima" ilkesi gereğince, "resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçlarını oluşturduğu iddiası ile 204 üncü maddenin birinci fıkrası ve 206 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık savunmasında, sahte kimlik kullandığını ikrar etmiştir. 3. Mağdur beyanında özetle; nüfus cüzdanının çalındığını, şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini, karşılanmasını talep ettiği bir zararının bulunmadığını belirtmiştir. 4. Ekspertiz raporunda, sahte nüfus cüzdanının orijinal bir nüfus cüzdanından renkli fotokopi / yazıcı yardımı ile külliyet sahte olarak oluşturulduğu, mühür izinin orijinal örneklerine kıyasen farklılık arzettiği, iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir. 5. Mahkemece duruşmada yapılan sahte nüfus cüzdanı incelemesinde, iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirtilmştir. 6. Mahkemece, suçun sübut bulduğu gerekçesi ile yukarıda açıklanan şekilde hüküm kurulmuş, suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin hükmedilen cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2015 tarihli ve 2014/7 Esas, 2015/1041 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi. .

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/11660, K. 2023/7109, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-11660-e-2023-7109-k-ff224728cf90