Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7066 E. 2023/10430 K. – Resmi Belgeyi
Konu: Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7066
- Karar No
- 2023/10430
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/177 E., 2015/612 K. SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/177 Esas, 2015/612 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 35, 62, 53 ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, senedin ödendiğini bunun için yırtıldığını, 5271 sayılı Kanun'un 231 uygulanmasının sanığın geleceği açısından önem taşıdığını, bu nedenle kararın bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şikâyetçi vekilinin, sanığın müvekkilinden satın aldığı ev ile ilgili bakiye alacak, alım ve satım parası ve emlakçı parası dahil 87.000,00 TL bedelli senedi tanıkların huzurunda yırttığını beyan ederek şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, senedin bedelinin ödendiğini, senedi kendisinin yırtmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Tanık ... beyanında olay günü sanığın ben bu borcu ödemiyorum dediğini, masanın üzerinde bulunan senedi alıp yırttığını ve cebine koyduğunu, katılan isteyince cebinden çıkardığı senedi yere attığını beyan etmiştir. 4. Mahkeme, suça konu senet üzerinde yaptığı gözlemde senedin altı kez bantla yapıştırılmış olduğu, ön yüzünün tamamen okunabildiği, herhangi bir zarar görmediği, yapıştırma izlerinin arka tarafta kaldığının tespiti sonrası eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabulü ile mahkumiyet hükmü kurmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/177 Esas, 2015/612 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.