Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/5321 E. 2023/9617 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5321
- Karar No
- 2023/9617
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/586 E., 2015/1679 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/586 Esas, 2015/1679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu şirkette 13.06.2012 - 18.03.2013 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı ve katılan şirketle aralarında işçi alacakları nedeniyle devam eden davaya 27.02.2014 tarihinde sahte takometre kayıtlarını sunduğu iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında sadece tek kamyonda çalışmadığını, katılana ait farklı kamyonlarda çalıştığı için farklı takometre cihazlarında farklı çalışma sürelerinin çıkmış olmasının muhtemel olduğunu belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. 26.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; 19.09.2012, 26.09.2012, 09.10.2012, 17.10.2012, 16.11.2012, 05.12.2012 tarihlerinde 2 adet takograf kaydının bulunduğu ve çalışma saatlerinin çakışması nedeniyle bu iki takograf kaydının aynı günde aynı araçta kullanılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. 4. Mahkemece sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, suçun maddi unsuru ve konusunun belge niteliğini taşıması gerekmektedir. Kanunda belge tanımlanmamış, kavramın tanımı ve açıklanması doktrin ve uygulama ile belirlenmiştir. Buna göre belgenin yazılı olması, hukuki değer ihtiva etmesi, düzenleyicisinin belli ve imzalı olması gerekir. Ayrıca, suçun oluşabilmesi için belgenin, konunun uzmanı olmayan kişileri aldatabilecek nitelikte olması ve bu konunun objektif olarak saptanması gerekmektedir. Emsal olaya ilişkin Dairemizin 20.01.2021 tarihli ve 2018/4631 Esas, 2021/423 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; suça konu 24 saati içeren fiş şeklindeki takograf kayıtlarının belge niteliği taşımadığı bu nedenle belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, B. Kabule göre de; 1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda suça konu takograf kayıtlarının farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmadığı ve aynı anda İş Mahkemesine ibraz edilerek kullanıldıklarının anlaşılması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak suça konu belge sayısı da nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin suça konu belgelerin İş Mahkemesine ibraz tarihi olan "27.02.2014" yerine "30.07.2012" şeklinde yanlış gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/586 Esas, 2015/1679 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.