Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/5680 E. 2022/17449 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/5680
Karar No
2022/17449
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme ... ... 1) Defter ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef sanığa ait olduğu, 213 sayılı VUK’nin 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl saklama ve istendiğinde ibraz edilme zorunluluğu bulunduğu, somut olayda da; varlığı defter tasdik bilgileri ve matbaa basım formu ile sabit olan 2009 ve 2010 yıllarına ait defter ve belgelerin 19.12.2013 tarihli yazı ile istenildiği ve yazının 19.12.2013 tarihinde bizzat sanığa tebliğ edildiği halde, sanığın, defter ve belgelerinin muhasebecisinde olduğunu, muhasebecesinin vefat ettiğini ve ofisindeki tüm defter ve belgelerinin muhasebecinin kardeşine teslim edildiğini, onun da bir depoya kaldırdığını öğrendiğini, yaptığı tüm araştırmalara rağmen defter ve belgelerini bulamadığını ve bu nedenle ibraz edemediğini savunması, sanığın savunmasının yasanın aradığı anlamda mücbir sebep oluşturmadığı, defter belgeleri 5 yıl saklama zorunluluğuna dair sorumluluğun muhasebeciye ya da başka bir kişiye devredilemeyeceği gözetilmeden, sanığın tüm unsurları itibarıyla oluşan "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçundan mahkumiyeti yerine, beraatine hükmolunması, 2) Defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 19.12.2013 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan 04.01.2014 olması gereken suç tarihinin gerekçeli kararda "2009" olarak yanlış yazılması yasaya aykırı, 3) Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/5680, K. 2022/17449, T. 25.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-5680-e-2022-17449-k-19a69ca40dae