Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/9695 E. 2013/9982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9695
- Karar No
- 2013/9982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, karşılıksız çek keşide etmek HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve 3167 sayılı Yasaya muhalefet suçundan: Beraat 2-Sanık ... hakkında; A)Dolandırıcılık suçundan: Beraat B)Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43/1 ve 62. maddelerince 2 yıl 1 ay hapis cezası Katılan ...’in soruşturma aşamasında verdiği 2.5.2006 tarihli ifadesinde suça konu -3- adet çekin ayrı ayrı ve keşide tarihlerinden 3-4 ay önce kargo yoluyla gönderildiğini beyan etmesi karşısında; 31.03.2005, 30.04.2005 ve 25.07.2005 keşide tarihli olan suça konu çeklere ilişkin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının suç tarihlerinin en aleyhe kabulle 2004 yılı Aralık ayı, 2005 yılı Ocak ve Nisan ayları olduğunu kabulde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla anılan suçlara ilişkin gerekçeli karar başlığına eksik ve yanlış yazılan suç tarihlerinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I)Katılan vekilinin, sanık ... hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 03.02.2012 tarihli ve 28193 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile “ karşılıksız çek keşide etmek” fiilinin suç olmaktan çıkarılması karşısında sonucu itibariyle doğru olan beraat hükmünün ONANMASINA, II)Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türleri ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulanan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği iddia olunan 2005 yılı Nisan ayından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, III)Katılan vekili ile sanık ... ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1-Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; sanık ...'ın oğlu ...'a ait -3- adet çeki imzasını taklit etmek suretiyle katılana verdiğinin iddia olunması, ...'ın ev testil işi ile uğraşan babası ...'ın iflas etmesi nedeniyle bankalardan çek karnesi alamadığını, çek yasağı olduğunu, bu nedenle kendi adına çek hesabı açtırıp çek karnesi alarak babasına verdiğini, sözkonusu çekleri ticari ilişkilerinde babasının kullandığını beyan etmesi, sanık ...'ın daha önce de oğlu adına imzaladığı ve ödediğini beyan ettiği çek fotokopilerini ibraz etmesi karşısmda; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç kastının tespiti bakımından sanık ... tarafından, ... adına daha önce imzalanıp ödenen çekler olup olmadığı ilgili bankadan araştırılıp gerektiğinde çek/çeklerin verildiği kişilerde tanık olarak dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2-Resmi belgede sahtecilik suç tarihinin, 01.06.2005 tarihinden önceye ait olduğu, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.