Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/16144 E. 2013/14668 K.
Konu: Nitelikli Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16144
- Karar No
- 2013/14668
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine Dolandırıcılık suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda: Suç vasfındaki vaki değişiklik nedeniyle zimmet suçundan mahkûmiyetlerine dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.05.2012 gün ve 2009/190 Esas, 2012/219 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerince duruşmalı inceleme talep edilmiş olduğundan, dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 24.12.2012 tarihli tebliğnamesi ile gönderildiği Yüksek 5. Ceza Dairesince verilen 13.05.2013 gün ve 2013/520 Esas, 2013/4911 sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, tayin olunan cezaların nev’i ve miktarı itibariyle sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine, sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına oybirliğiyle karar verilip, duruşma usulen icra edilip adı geçen sanıkların müdafilerinin sözlü savunmaları alındıktan sonra, dosya incelenerek gereği görüşüldü: Ceza Genel Kurulunun 31.05.2005 gün ve 2004/158 Esas, 2005/58 sayılı kararı ile Dairemizin 08.04.2009 gün ve 2009/1472 Esas, 2009/4017 sayılı kararlarında sanıklara yüklenen nitelikli zimmet suçunun sübuta erdiğinin kabul edildiği de gözetilerek; bu kararlarda bahsedilen kredilere karşılık üzerlerinde ipotek tesis edilen taşınmazların, “kredi tahsis tarihlerindeki gerçek satış değerlerinin” bu konuda ehil gayrimenkul uzmanları vasıtasıyla değerlendirilmesi amacıyla gayrimenkul ekspertiz uzmanlarından oluşturulan bilirkişi kurulunca düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan 21.01.2011 tarihli heyet raporundaki değerlendirmenin, kredilerin tahsisine yönelik olarak ipotek konulan gayrimenkullerin imar durumları, yollara, orman ve çalılıklara olan uzaklıkları gibi somut tespitler yapıldıktan sonra gayrimenkullerin bulundukları belediyelerce ilan edilen emlak değerleri ile çevre emlakçılardan edinilen bilgi ve belgelere dayalı olarak yapıldığının anlaşılması ve söz konusu gayrimenkullerin kredi tahsis tarihlerindeki gerçek değerlerinin kredilere karşılık verilen ipotek değerlerinin yaklaşık 1/10'u oranınında olduğunun dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden de tespit edilebilmesi karşısında; anılan raporu düzenleyen bilirkişilerden ...'nın yeminin yaptırıldığı 01.12.2010 tarihi itibariyle gayrimenkul değerleme uzmanı sertifikası almaya hak kazanmaması ve dosya ile ilgili olarak CMK'nun 67. maddesi uyarınca daha önce bilimsel mütaalaları yazılı olarak sunulan uzmanların duruşmada hazır edilerek dinlenilmesi yolundaki istemin kabul edilmemesi üzerine, mütalaasını sunanlardan Prof. Dr. ...'ın 04.04.2012 tarihli oturumda hazır edilmesine rağmen dinlenilmemiş olması, zimmet suçunun sabit görülmesi nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, bahsedilen Genel Kurul kararında açıklandığı üzere; suçun azmettireni ...'in en yakın yardımcısı ve ... A.Ş., ...nel A.Ş., Üniversal A.Ş'de yönetici ve ortak durumunda olup, aynı zamanda bir kısım ithalat kredisinde paravan olarak kuruldukları sabit olan ve dış firma olarak anılan TFP'nin genel direktörü olup, kredilerin konusu paraları tahsil eden durumunda bulunan sanık ...'ün kimi kredilerin alınmasında etkin rol oynadığının belirlenmesi karşısında; bazı belgelerde adına atılan imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki savunmanın suçun oluşumuna etkisi bulunmayacağından bu konuda grafoloji uzmanı olmayan bilirkişiden rapor alınmış olması esasa etkili görülmeyerek, aksi yöndeki savunmalara itibar edilememiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ve müdafiilerin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Zimmet suçunun 5237 sayılı TCK’nun 40/2. maddesinde belirtilen özgü suçlardan olduğu ve anılan maddedeki düzenlemeye göre "özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur" hükmü nazara alınarak banka görevlisi olmayan sanıklar ... ve ...’in, çalıştıkları şirketlerdeki konumları ve suçların işlenmesindeki etkinlikleri gözetilerek banka görevlisi olan sanık ... ile bu sanığı azmettirdiği kabul edilen sanıklar ... ve ...'ün eylemlerine yardım eden olarak katıldıkları gözetilip hükmolunan cezalarından 5237 sayılı TCK’nun 39. maddesi gereğince yarı oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar ... ve ...'in mahkemenin kabul ve uygulaması gözetilerek eylemlerine uyan ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nun 247/1 ve 247/2. maddeleri uyarınca hükmolunan 9'ar yıl hapis cezalarının aynı Yasanın 39/1 maddesi uyarınca yarı oranında indirilerek 4 yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, eylemi zincirleme biçimde işledikleri anlaşılmakla aynı Yasanın 43/1. maddesi uyarıca cezalarında takdiren ¼ oranında artırım yapılarak 5 yıl 7 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, sanıkların gelecekleri üzerindeki olası etkileri, lehlerine takdiri hafifletici neden kabul edilerek, cezalarının aynı Yasanın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 4 yıl 8 ay 7'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün sanıklar ... ve ... yönünden DÜZELTİLEREK, sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin de DOĞRUDAN ONANMASINA, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. 09.10.2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ... huzurunda sanık ... müdafileri Av. ..., Av. ..., Av. ..., Av. ..., sanık ... müdafii Av. ...'ün yüzlerine diğer sanıklar ve müdafilerinin yokluklarında 09.10.2013 gününde usulen ve açık olarak tefhim olundu.