Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/12295 E. 2013/16516 K. – Kamu Görevlisi

Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/12295
Karar No
2013/16516
Karar Tarihi
Konu
Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Görevsizlik Sanığın Zile Askerlik Şubesi Başkanlığında veri hazırlama kontrol işletmeni görevi ile sivil memur olarak çalıştığı sırada 28.09.2007 tarihli Kanber Baykal'la ilgili askerlik süre belgesini gerçeğe aykırı düzenlediği iddia edilen olayda; sanığın daha sonra görevden ilişiğinin kesildiği, 353 sayılı Kanunun 9. maddesinde “Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler”, hükmü yer almaktadır. “Askeri suç” uygulama ve öğretide “unsurları ve cezalarının tamamının Askeri Ceza Kanunu’nda yazılı olan, başka bir anlatımla anılan kanun dışında hiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar, unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu’nda kısmen de diğer ceza yasalarında gösterilen suçlarla Türk Ceza Kanunu’na atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar” olarak kabul edilmektedir. 353 sayılı Kanun'un 13.10.1996 gün ve 22786 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4191 sayılı Yasa’yla değişik 17. maddesinde; "askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun askeri bir suç olmaması askeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması halinde askeri mahkemenin görevi sona erer" denilmekte iken, maddedeki "... ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması..." ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 11.3.2000 gün ve 23990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1.7.1998 gün ve E: 1996/74, K: 1998/45 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Buna göre, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak yüklenen suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması halinde, askeri mahkemenin görevinin sona ereceği açıktır. İptal kararı nedeniyle, sanık hakkında kamu davasının açılmış olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun "Hakikata muhalif rapor layiha sair evrak tanzim ve ita edenler" başlıklı 134. maddesine göre "Hizmete veya tevdi edilen bir vazifeye mütaalik olarak kasten hakikata muhalif rapor veya takrir veya layiha ve sair resmi evrak tanzim eden ve veren veyahut bunların hakikata muhalif olduğunu bilerek mafevklere takdime delalet eden altı aydan üç seneye kadar hapis ile cezalandırılır". Maddede yazılı suçun oluşması için, asker kişinin, askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak rapor, takrir, layiha vesair resmi evrakı hakikate muhalif olarak düzenlemesi veya bu şekilde düzenlendiğini bildiği belgeleri üstlerine takdim etmesi gerekmektedir. Suça konu olayda sahte olarak düzenlenen "askerlik süre belgesi" askeri bir hizmete veya tevdi edilen askeri bir vazifeye ilişkin bulunmadığından askeri suç olmadığı ve askeri bir suçla da bağlantısının bulunmadığı, eylemin TCK’nun 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu, ayrıca Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun asker kişiler başlıklı 10. maddesinin (C) bendinde "Milli Savunma Bakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşlarında çalışan sivil personel"in asker kişi sayılacağına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 01.12.2012-28484 tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20.09.2012 gün ve 2012/45-125 sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmesi nedeniyle 353 sayılı Yasa'nın 17. maddesi hükmü uyarınca davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/12295, K. 2013/16516, T. 11.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-12295-e-2013-16516-k-d8152d202b27