Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9627 E. 2013/14172 K. – Memur Olmayan

Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/9627
Karar No
2013/14172
Karar Tarihi
Konu
Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Beraat Gümrük müşaviri olan sanık ...'ın diğer sanık ...'na ait şirketinin gerçekleştirdiği ithalatlarda düzenlenen suça konu gümrük giriş beyannamelerini düzenleyerek yüklenen sahtecilik suçuna iştirak ettiğinin iddia olunmasına, 5548 sayılı Gümrük Kanununun geçici 6. maddesinin 6. fıkrası hükmüne göre, “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü gereğince eyleminin 765 sayılı TCK'nun 339. maddesi kapsamında bulunması, anılan sanığın aşamalarda ithalatçı firma yetkililerinin ibraz ettiği fatura ve belgelere göre gümrük işlemlerini yerine getirdiğini savunması karşısında; memur olan gümrük müşaviri sanık yanıltılarak evrak düzenleten firma yetkilisi sanıkların eylemlerinin de aynı Yasanın 342/1. maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: I- Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan hükmün ONANMASINA, II- Katılan vekilinin sanık ... hakkında hükme yönelik temyizine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesindeki ceza miktarına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, son kesici işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.05.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen, bu hususta 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/9627, K. 2013/14172, T. 02.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-9627-e-2013-14172-k-8bb172c27ca2