Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6903 E. 2013/13760 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6903
- Karar No
- 2013/13760
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59/2. maddesi gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis. 2- 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 62, 52, 53. maddeleri gereğince 307/son maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 2000 TL para cezası. 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Sanığın "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: Sanığın tüm aşamalardaki, suça konu senetlerin kendisi tarafından imzalanıp diğer kısımları boş olarak ... Ltd. Şirketine verildiğini, ancak boş ve imzalı verilen senedin borçlu hanesine sonradan kardeşi ...'ın isminin yazıldığına yönelik ısrarlı savunması, senetlerin katılan şirketten alınan mallar karşılığı verildiğinin iddia edilmesi ancak 3 adet senedin tanzim tarihlerinin aynı olup senetlerden birisi üzerindeki alacaklı görünen kişinin mal alınan katılan ... Ltd. Şirketi değil bu şirkette çalışan olup tanık olarak dinlenen ... olduğunun anlaşılması, senetleri yazdığını beyan eden diğer şirket çalışanı ... mahkemedeki beyanında sanığı ve kardeşini uzun süredir tanıdığını senetleri yazıp ...'a teslim ettiğini, senetleri yazarken sanık ...'in de yanında olduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın savunmasının doğru olup olmadığı, senetlerin sonradan doldurulup doldurulmadığı ve suç vasfının tayini bakımından; şirketten alınan mallar karşılığı alacaklı olan katılan şirket yerine senetlerden birinde ve bedeli de malen ödendiği belirtilmesine rağmen ...'ın ne şekilde alacaklı olarak yer aldığı hususu tanıklar ... ile ...'a açıklattırılıp tanık Önder senetleri yazarken sanığın yanında olduğunu beyan etmesi ve gerek sanık gerekse kardeşini uzun yıllardan beri tanıyıp iş yaptıkları ve sanığın aynı zamanda şirketin temsilcisi olduğu düşünüldüğünde sanık ... huzurda iken borçlu hanesine ne şekilde sanığın kardeşinin isminin yazıldığı ve iddiada olduğu gibi senetleri yazdıktan sonra kardeşine imzalatmak üzere hazır olan sanık ...'e vermek yerine neden ...'a verdiği hususu açıklattırılıp, olaya ilişkin sanığın kardeşi ... ile katılan şirket yetkilisi Nuri Şahinler dinlenip senetlerin teminat olarak verildiğine ilişkin savunmanın her iki şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tarihi ile senetlerin tanzim tarihlerinde senet miktarı kadar mal alışverişi olup olmadığı konusunda rapor alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre: 2- Sanığın tanzim tarihleri aynı olan 3 adet senedi aynı anda vermekten ibaret eyleminde 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun gerçekleşmediği ve buna göre lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.