Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6236 E. 2013/11057 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6236
- Karar No
- 2013/11057
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası 2- Dolandırıcılık suçu nedeniyle; 765 sayılı TCK.nun 504/3, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası 2.750 TL apc 1-) Sanığın “dolandırıcılık” suçundan verilen hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.01.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-) Sanığın, “resmi belgede sahtecilik’ suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince; . Katılan ...'ndan yaptığı alışverişe karşılık sahte çek verdiği iddiasından ibaret olayda; sanığın, suça konu çekin de içinde bulunduğu 10 yapraklı çek karnesini keşide tarihinden yaklaşık 1 ay kadar önce kaybettiğine dair savunması, bankanın “çek karnesinin kaybedildiğine ilişkin her hangi bir bildirimin bulunmadığı” yönündeki cevabi yazıları nedeniyle doğrulanmamış ise de, katılan ... “...sanığın dükkanına gittim, toptan ayakkabı sattım, karşılığında sanık "... suça konu çeki düzenleyip verdi” şeklinde beyanda bulunmasına rağmen, sanıkla aralarında böyle bir alışveriş gerçekleştiğine dair fatura, sevk irsaliyesi, sipariş formu gibi her hangi bir belge ibraz edilmemiş olup sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, ...'nu tanımadığı, kendisi ile her hangi bir alışveriş yapmadığını belirtmesi ve diğer taraftan bilirkişi ...’nın 21.04.2006 günlü raporunda, çekteki yazı, rakam ve keşideci imzasının sanığın eli ürünü olmadığını belirttiği halde, 26.06.2009 günlü ekspertiz raporunda, çekin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olmadığı, keşideci imzası ile sanığın huzurda alınan mukayeseye esas imzaların inşaa karekterinde benzerlik görülmüş ise de, ileri derecede bir kanaat belirtilemeyeceği görüşüne yer verilmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek keşideci imzasının sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde inceleme yaptırılması, katılan ...'ndan sanıkla aralarındaki alışverişe ilişkin fatura, sevk irsaliyesi veya sipariş formu gibi her hangi bir belgesinin olup olmadığı sorularak, varsa ibrazının istenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.