Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4791 E. 2012/8572 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/4791
- Karar No
- 2012/8572
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Sanık ... ... hakkında; Dolandırıcılık suçundan;5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 35/2, 62 ve 50/1-a ve 52/2. maddelerince 1.000 YTL ve 3.000 YTL A.P.C. 2-Sanık ... hakkında; A)Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 35/2, 62 ve 52/2. maddelerince 10 ay hapis cezası ve 2.000 YTL A.P.C. Ayrıca TCK.nun 53/1. maddesi B)Resmi belgede sahtecilik suçundan;5237 sayılı TCK.nun 204/1 ve 62. maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası. Ayrıca TCK.nun 53/1. maddesi Sanık ... ... hakkında 29.03.2004 tarihli iddianame ile sanık ... ile iştirak halinde 'resmi belgede sahtecilik' suçunu işlediğinin anlatılması karşısında; sanık hakkında bu suça yönelik mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I-Sanık ... hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunması nedeniyle koşulları bulunmadığından 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3.maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK'nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA II-Sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.