Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4148 E. 2012/12140 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/4148
Karar No
2012/12140
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1) Sanık ... hakkında: a) Resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet b) Dolandırıcılık suçundan: Beraat 2) Sanık ... hakkında: a) Resmi belgede sahtecilik suçundan: Kamu davasının 223/7. maddesi gereğince reddi b) Dolandırıcılık suçundan: Beraat 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, davaya konu Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2007 tarih 2006/4498 soruşturma, 2007/11574 esas sayılı iddianamesinde sanıkların eylemlerinin, şikayetçi ...'a ait çalınan bir adet çek yaprağını boş olarak ele geçirip bu çeki sahte olarak doldurmak suretiyle portakal almakta kullandıkları şeklinde anlatıldığı, iddianamede suçta kullanılan çekin keşide tarihi, seri numarası ve miktarının belirtilmediği, sanıklar hakkında daha önce açılan Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2007 tarih 2006/1356 Esas 2007/1439 Karar sayılı dosyasında ise şikayetçinin Hacı Mehmet Yıldırım olduğu, yargılamaya konu eylemin, Hacı Mehmet Yıldırım'dan 400 adet kiraz, 200 adet elma, 50 adet de vişne fidanı aldıktan sonra karşılığında ...'un çalınan çek yapraklarından bir adedini 3.900 YTL tutarlı olarak doldurup vermekten ibaret olduğu, 5271 sayılı CMK'nun 223/7. maddesine göre kamu davasının mükerrer olduğundan bahsedebilmek için davaya konu fiilin aynı olmasının gerektiği, “dolandırcılık” suçundan açılan davada müşteki ve sanıklara isnat edilen fiil ile Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1356 Esas sayılı dosyasına konu fiil ve şikayetçisinin aynı olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki sanıklar hakkında “dolandırcılık” suçundan mükerrer açılan kamu davasının CMK'nun 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiş, 19.09.2007 tarihli iddianamede, sanık ... hakkında sahtecilik suçundan daha önce Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı ve karar verildiğinin belirtildiği, sanık hakkındaki anlatımın hakkında sahtecilik suçundan dava açıldığı anlamına gelmeyeceği bu suç yönünden davanın varlığı kabul edilerek verilen red kararının hukuken geçersiz olduğu kabul edilmiştir. I-Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık hakkında toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Cumhuriyet savcısının “dolandırıcılık” suçundan sanıkların beraatlerine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 19.04.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4148, K. 2012/12140, T. 21.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-4148-e-2012-12140-k-51af87d719c5