Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/2972 E. 2013/9865 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/2972
- Karar No
- 2013/9865
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat 1) Katılan vekilinin, "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dolandırıcılık ve 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından açılan kamu davası ile ilgili olarak mahkemenin 19.07.2004 gün 2001/723 esas, 2004/282 karar sayılı ilamıyla sanığın eyleminin kül olarak "karşılıksız çek keşide etmek" suçunu oluşturduğunun kabulü ile 3167 sayılı Kanunun 16. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 17.09.2008 gün 2007/4475 esas, 2008/8885 karar sayılı ilamıyla anılan karara karşı şikayetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesiyle hükmün kesinleştiği gözetilmeden, Dairemizin resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada mahkemece sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 23.07.2009 tarihinde verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olması nedeniyle temyizen incelenmesi de mümkün olmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2) Katılan vekilinin, "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 15.03.2001 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.