Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22139 E. 2013/10316 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22139
- Karar No
- 2013/10316
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanığa yokluğunda verilen 24.11.2006 günlü hükmün tebliğ edilmemesi karşısında, zorunlu müdafiiye yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı cihetle; sanığın öğrenme üzerine 06.09.2007 havale tarihli dilekçesinin 5271 sayılı CMK.nun 264/1. maddesi uyarınca temyiz istemi niteliğinde ve süresinde olduğu kabul edilip, hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen 28.03.2008 ve 09.07.2010 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu da belirlenerek Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2006 gün ve 2004/399- 2006/349 Esas Karar sayılı ilk hükmünün yapılan temyiz incelemesinde; 1- Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihinden önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın eksik araştırmayla karar verildiğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanık hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 25.02.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğinceuygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.