Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20773 E. 2013/10738 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20773
- Karar No
- 2013/10738
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Resmi Belgede Sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80 maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası, Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 40.000 YTL Adli Para Cezası Sanık müdafilerinin, yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, dosya incelenerek, gereği görüşüldü; 2) Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin, dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “ dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2) Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1)Sanığın ve katılanın aşamalardaki beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, katılanın suça konu çeklerin bedellerini sanığa ödediğine dair tahsilat makbuzu , fatura gibi ödemeyi gösteren tüm belgelerin araştırılarak dosyaya celbi, suça konu çeklerin keşide tarihlerinde yapılan düzeltmelerdeki rakamların (özellikle 32224732 ve 3224729 nolu çeklerde düzeltme yapıldıktan sonra keşide tarihinin altına, yapılan düzeltmeye uygun olarak mükerrer şekilde rakamla yazılan tarihlerin) sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda 2 bilirkişi incelemesi yaptırılması, çekleri mevcut halleri ile katılandan alıp sanığa teslim ettiği iddia edilen katılanın işçisinin kim olduğu sanıktan sorularak tanık sıfatıyla mahkemeye celbi ile, özellikle çeklerin sanığa teslim edilmeden önce keşide tarihlerindeki düzeltmelerin mevcut olup olmadığı sorularak ayrıntılı şekilde beyanının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesis edilmesi, Kabule göre de; 2)Sanığın , katılandan aldığı üç adet çeki keşide tarihlerinde tahrifat yapıp onun yerine sahte düzeltme imzalarını da attıktan sonra suça konu çeklerin herbirini farklı tarihlerde Finansbank, Denizbank ve Tekfenbank isimli bankalara teminat veya tahsil amacıyla vererek kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında , sanığın eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 342/1 ( 5237 sayılı TCK'nun 204/1) maddesi kapsamında üç ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden , suçun zincirleme olarak işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. A.A.