Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20546 E. 2013/11060 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20546
- Karar No
- 2013/11060
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Her suçtan ayrı ayrı mahkumiyet 5237 sayılı TCK'nunda “cezaların toplanması” kuralına yer verilmemesi nedeniyle hükmolunan her cezanın diğerinden bağımsız olduğu, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hükmolunan her bir cezanın süresi itibariyle erteleme kapsamında kalmasına rağmen, hüküm fıkrasında 765 sayılı TCK'nun 71. maddesine göre içtimalı sonuç cezanın süresi itibariyle ertelenemeyeceğine karar verilmiş ise de, kararın gerekçe bölümünde 5237 sayılı TCK'na göre cezalar ayrı ayrı değerlendirilse bile edinilen olumsuz kanaat nedeniyle cezaların ertlenmesine karar verilmeyeceğinin belirtilmiş olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. 1- Sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan verilen hükme yönelik temyizine gelince; Şikayetçi ...'nin, 27.12.2004 günlü ifadesinden, sanık ile aralarındaki hayvan alışverişinin 16.12.2004 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, gerekçeli kararda yanlış yazılan suç tarihinin, 16.12.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 16.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.