Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20487 E. 2013/14535 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık Ve Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20487
Karar No
2013/14535
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık Ve Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve hırsızlık HÜKÜM : 1- Sahtecilik suçundan; her iki sanığın 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er hapis cezasıyla cezalandırılmalarına 2- Dolandırıcılık suçundan; her iki sanığın 5237 sayılı TCK.nun 157, 168/1, 62, 52/2, 52/4, 53/1. maddeleri uyarınca 3'er ay 10'ar gün hapis ve 660'şar lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, taksitlendirilmesine, hak kullanımından yoksun bırakılmasına. 3- Hırsızlık suçundan; sanık ...'in 765 sayılı TCK.nun 491/ilk, 522, 523/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair. Sanık ...'in yokluğunda verilen kararın, sorgusunda bildirdiği adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 12.02.2008 tarihinde yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun bulunduğu öte yandan hüküm sanık müdafiinin yüzüne tefhim olunmuş ve müdafiinin temyizi bulunmamakta ise de; yokluğunda mahkemece resen atanan zorunlu müdafiiden, sanığın haberi bulunmaması nedeniyle tefhimin hukuki sonuç doğurmayacağı ancak, yoklukta verilen hüküm ve kararlara, başvurularak yasa yolunun ve başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıkça gösterilmediği anlaşılmakla, adı geçen sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; I- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Sanığın yaptığı alışverişlere karşılık olarak, suça konu çekleri farklı tarihlerde müştekiye verdiğinin anlaşılması karşısında, koşulları bulunduğu halde 765 sayılı TCK’nun 80. maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yüklenen suçu işlemediğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında “dolandırıcılık”, sanık ... hakkında “dolandırıcılık” ve “hırsızlık” suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık ” ve “hırsızlık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Müdafiinin, sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1) Sanığın diğer sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde yapılan alışverişlere karşılık olarak, suça konu çekleri farklı tarihlerde müştekiye verildiğinin anlaşılması karşısında; koşulları bulunduğu halde, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, 2) Kabule göre de; Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20487, K. 2013/14535, T. 08.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-20487-e-2013-14535-k-19ea479ae3c0