Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20440 E. 2013/13501 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Suretinde Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20440
- Karar No
- 2013/13501
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Suretinde Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin suretinde sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet Yoklukta verilen hüküm sanık ... müdafiine 15.02.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere; hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin, yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açık ve anlaşılabilir olması zorunlu olup, hükümde yasa yolu şeklinin gösterilmemesi nedeniyle yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceği cihetle, sanık ... müdafiinin, 25.02.2008 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden iddianamedeki anlatıma göre; sanıklara yüklenen, gerçekte bir satış işlemi olmadığı halde, suça konu taşınmazın müştekiler adına tapuda tescil edildiğine dair tapu senedini sahte olarak düzenleyip müştekilere vermekten ibaret eylemin, sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/3. maddesinde ifadesini bulan 'resmi belgenin suretinde sahtecilik' suçunu oluşturacağı kabulüyle yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” ve “resmi belgenin suretinde sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.