Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/18266 E. 2012/16473 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/18266
- Karar No
- 2012/16473
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-TCK'nın 204/1, 53/1. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası, 2-TCK'nun 157, 52/2-4, 53/1, 63.maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve 100000 YTL adli para cezası, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında açıklandığı üzere; hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup, sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen ve 28.08.2009 'de sanık müdafiine usulünce tebliğ olunan 26.11.2007 günlü hükümde temyiz süresinin başlangıcının yanılgıya yol açacak biçimde " tefhimden itibaren" denilerek usulüne uygun olarak gösterilmemesi ve başvuru şeklinin de gösterilmemesi nedeniyle 23.09.2009 havale tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, hukuken geçersiz olan 15.10.2009 gün ve 2009/276 Müt. sayılı “temyiz isteminin reddine” dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü; Kabule göre de; 1) Temyiz dilekçesinde sanığın, aynı olay nedeniyle mahkemenin 2007/734 esas ve Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/66 esas nolu dosyalarından da yargılamasının devam ettiğini iddia etmesi ve UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde, Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/734 esas nolu dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanan sanığın hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin , Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/66 esas nolu dosyası ile ilgili bir kayda rastlanılmadığının tespit edilmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması ve mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından, Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/734 esas nolu dosyasının celbiyle incelenerek davanın mükerrer olup olmadığının tespitinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiş, 2) İki sınır arasında ceza tayini, hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinin içerisinde ise de, bu yetkinin kullanılmasında, adalet ve hakkaniyet kurallarına bağlı kalınması, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun özellikleri, zararın ve tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, failin amacı, fiilden sonraki durumu gibi unsurların göz önünde bulundurulması, cezanın adil ölçüleriçinde tayini ve dosya içeriğine uygun olması gerekir. Olayımızda, kendisini ... sahte kimliğiyle tanıtıp, mağdur ...'dan satın aldığı klimaların bedeline karşılık olarak ... ismiyle 900 TL. tutarlı sahte bono tanzim edip veren sanığa “suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı” göz önüne alınarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından en üst sınırdan ceza tayin edilmiştir. Bu gerekçelerin cezanın asgari haddin üzerinde makul bir düzeyde arttırılması için yeterli olmasına karşın, en üst sınırdan belirlenmesi açısından dosya içeriğine uygun ve adil olmadığının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hak ve nesafet kurallarına aykırı davranılması, 3) 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.