Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/18197 E. 2012/14804 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenlemek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/18197
Karar No
2012/14804
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenlemek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Mahkumiyet Katılan vekilinin 29.09.2009 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla sanığın temyizine hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü: I-Sanığın 2005 takvim yılında “sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık 31.07.2002 tarihinde noterden şirketteki hisselerini ...’a devrettiğini ve bu tarihten sonra şirketle bir ilişkisinin kalmadığını savunmuş ise de; devrin ticaret siciline tescil edilmediği, suç tarihlerinde ve halen şirket müdürü olarak gözüktüğü, hisseleri devir alan ... ve şirketin kurucu ortağı ... ile muhasebeci ...’in vergi denetmenine verdikleri imzalı beyanları, dosya içerisinde bulunan defter teslim tutanağı ve matbaa bilgi formundan sanığın hisse devrinden sonra 25.09.2002 tarihinde muhasebeciden şirketin defter ve belgelerini 20.12.2002 tarihinde de matbaadan şirket adına bastırılan fatura ve sevk irsaliyelerini teslim aldığının anlaşılması karşısında topladığı delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip, sübuta yeter nitelik ve derecede kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, aynı takvim yılında birden çok sahte fatura düzenlediği anlaşılan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yüklenen suçu işlemediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezasının ertelenmesi halinde öngörülen denetim süresinin ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetlerinin aleyhe bozma yasağına ve kazanılmış hakka konu edilemeyeceği gözetildiğinde; 1-Cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca belirlenecek denetim süresinin mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, 2-Kasıtlı suçtan özgürlüğü bağlayıcı ceza ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca takdiren 1 yıl denetim altında bulundurulmasına” cümlesi çıkartılarak yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK.nun 51/3. maddesi takdiren 15 ay müddetle denetim süresine tabi tutulmasına” denilmek ve hükme erteleme uygulamasından sonra gelmek üzere “Sanık hakkında cezasının ertelenmiş olduğu ve 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmadığı da nazara alınarak; aynı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, ve d bentlerinde belirtilen haklardan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, (e) bendindeki hak yoksunluğunun ise uygulanmamasına” ibareleri eklenmek suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanığın 2002 ve 2003 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/18197, K. 2012/14804, T. 13.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-18197-e-2012-14804-k-f3adca9f6f8d