Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/16484 E. 2012/11353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16484
Karar No
2012/11353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacı ile örgüt kurma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : ...: Atılı tüm suçlardan beraatine Sanık ...: Çekte sahtecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından beraatine. 5237 sayılı Yasanın 204/1, 43 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Özel belgede sahtecilik suçundan ceza tertibine yer olmadığına. Sahtecilik suçlarının bütün halinde zincirleme biçimde tek bir resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden ve topladığı delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirerek yüklenen dolandırıcılık, kredi kartının kötüye kullanılması ve özel evrakta sahtecilik suçlarının sanık ... tarafından işlenmediğini kabul eden mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. 1-Yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 30.03.2012 günü tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 09.04.2012 havale tarihli dilekçesi ile temyiz eden suçtan zarar gören Türkiye İş Bankası adına vekilinin temyiz istemi ile sanıklara yüklenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sahte nüfus cüzdanı ve sahte çek düzenlemek suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen HSBC Bank A.Ş.’nin bu suçlar yönünden davaya katılmasına ilişkin karar hukuki dayanaktan yoksun olup hükmü temyize hak kazandırmayacağından, şikayetçi kurumlar vekillerinin anılan suçlar yönünden vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık ... hakkında dolandırıcılık, kredi kartının kötüye kullanılması ve özel evrakta sahtecilik suçlarında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından kurulan hükmün temyizinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 4-Sanık ... hakkında kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe girdiği ve anılan Kanunun 37/2. maddesindeki "kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler" ile ilgili düzenlemenin sözleşmeye kadar olan safhada uygulanabileceği, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi halinde 5237 sayılı TCK’nun 245/2, kart banka tarafından üretilmeden sahteciliğin anlaşılması halinde bu suça teşebbüs, sahte üretilen bu kart kullanılarak menfaat temin edilmesi halinde ise aynı Yasanın 245/3. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı, somut olayda ise; sanığın İş Bankası’na kredi kartı başvurusunda bulunup sözleşme imzaladığı ancak kartın düzenlenmediği, HSBC Bank ile de sözleşme imzalandığı ancak bu banka tarafından kart üretilmeden sahteciliğin fark edildiği, kredi kartı üretilmiş ise de bunun sanığın yakalanmasını temine yönelik olduğundan eylemlerinin TCK’nun 245/2. maddesinde düzenlenen kredi kartını kötüye kullanmak suçlarını oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/16484, K. 2012/11353, T. 12.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-16484-e-2012-11353-k-147e09489bfb