Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/13854 E. 2012/15884 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/13854
Karar No
2012/15884
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Asıl karar; 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince sanığın 2 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına. Ek Karar; 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına. ertelenmesine yer olmadığına. Hükümlüler müdafiinin 08.08.2005 tarihli itirazının açıkça hükümlü ... hakkında verilen karara yönelik olması, diğer sanık ... yönünden herhangi bir talebinin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki dilekçenin her iki sanığıda kapsayacağı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında verilen 16.05.2002 tarih ve 1992/199 esas, 2002/239 sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 21.06.2005 tarihli ek kararın tebliği işleminin hüküm fikrasında başvurulabilir yasa yolunun "itiraz" olduğu şeklinde yanıltıcı belirtilmesi nedeniyle geçersiz olduğu ve kararın bu nedenle usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükümlü müdafiinin 08.08.2005 havale tarihli itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulüyle, temyizin, 21.06.2005 tarihli karara yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilip, uyarlama sonucu kurulan bu hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.08.2005 tarih ve 2005/74 Müt., ile 16.02.2009 tarih ve 2009/9 Müt. sayılı; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2008, 21.01.2009, 02.02.2009, 02.09.2009 tarihli ek kararlarının hukuken geçersiz olduğu da belirlenerek yapılan incelemede; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinden; mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da 765 sayılı TCK.nun 350/1-son maddesi gereğince cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenip, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin de uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, takdir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi, Yasaya aykırı, hükümlüler müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/13854, K. 2012/15884, T. 25.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-13854-e-2012-15884-k-1f82a4ea7e10