Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/1230 E. 2012/10626 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/1230
- Karar No
- 2012/10626
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- TCK.nun 157/1, 52/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100.- TL adli para cezasına ve anılan Yasanın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksunluğa hükmedilmesine, 2- TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına ve anılan Yasanın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksunluğa hükmedilmesine, dair. Şikayetçinin, sonradan sahte olduğu anlaşılan suça konu çekin, sattığı ayakkabıların bedeli olarak sanık tarafından ciro edilerek verildiğini, kendisinin de alış veriş nedeniyle faturasını düzenlediğini belirttiği, dosyada fotokopisi bulunan ve şikayetçi tarafından sanık adına düzenlendiği anlaşılan faturanın 07.11.2004 tarihli olduğu anlaşılmakla, suç tarihinin 07.11.2004 olduğunun kabulü gerektiğinden, gerekçeli karar başlığında gösterilmeyen suç tarihinin 07.11.2004 olarak mahallinde yazılması mümkün görülmüştür. 1-)Sanığın, “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çeki kullanarak işlendiğinin iddia olunması karşısında; eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesindeki (5237 sayılı TCK.nun 158/d md.) suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 07.11.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUKnun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-)Sanığın, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince; Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı kanunda bulunmadığı da gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 sayılı TCK. ile 5327 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve gerekçesi de gösterilmeden 5237 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.