Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/12185 E. 2013/15337 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12185
- Karar No
- 2013/15337
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkumiyet I-UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/35 esas, 2011/355 karar; İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/20 esas, 2012/489 karar; İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/824 esas, 2010/704 karar; İzmir (Kapatılan) 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/776 esas, 2010/704 karar, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/426 esas, 2010/628 karar; İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/507 esas, 2010/832 karar; İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/51-627 E.-K.; İzmir (Kapatılan) 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/287 esas, 2010/478 karar sayılı dosyalarında aynı işyerine ilişkin mühür bozma suçları nedeniyle yargılanıp mahkum edildiği, anılan dosyaların temyizi üzerine Dairemizin sırasıyla 2012/18823; 2013/20523; 2012/11549; 2012/12446; 2012/17949; 2012/18072; 2012/18787; 2013/4285 esas sıralarına kayıtları yapılıp, yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerin benzer gerekçelerle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması, sanık müdafiinin de 22.09.2010 havale tarihli temyiz dilekçesinde sanık hakkında mühür bozma suçundan açılmış derdest başka davaların bulunduğunu belirtmesi ve dosya arasında 12.10.2008 tarihli fek tutanağına dayanak olan aynı işyerine ilişkin olarak tanzim edilmiş mühürleme tutanaklarının bulunmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi ve mükerrer yargılamanın önüne geçilmesi bakımından; İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/824 esas, 2010/704 karar; İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/776 esas, 2010/704 karar; İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/426 esas, 2010/628 karar; İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/507 esas, 2010/832 karar; İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/51-627 E.-K.; İzmir (Kapatılan) 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/287 esas, 2010/478 karar; İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/35 esas, 2011/355 karar ve İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/20 esas, 2012/489 karar sayılı dosyaları ile sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde aynı işyerine ait olduğunu belirttiği dosyalar ile ayrıca adliye tevzi bürosundan da sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili olarak mühür bozma suçundan açılmış başka davalar bulunup bulunmadığı sorulup varsa bu dosyalar da duruşmaya getirtilip incelenerek davaların aynı işyerlerine ilişkin olduklarının tespiti halinde mümkünse davaların birleştirilmesi aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, iddianameleri ile bu davayı ilgilendiren tüm delillerin onaylı birer suretlerinin dosya arasına konulması, 12.10.2008 tarihli fek tutanağına dayanak olan aynı işyerine ilişkin olarak tanzim edilmiş mühürleme tutanaklarının onaylı suretleri ilgili kurumdan getirtilip, mühürleme ve fek tutanaklarını düzenleyen görevliler tanık sıfatıyla celp edilerek beyanlarına başvurulduktan sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre mükerrer yargılama ile zincirleme suç hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, II-Kabule göre de; 1-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2008 gün ve 2008/47159 esas sayılı iddianamesi ile açılan davanın Zafertepe mah. ..... sayılı adresteki işyerine ilişkin olduğu, birleşen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2009 gün ve 2009/1/5855 esas sayılı iddianamesi ile açılan davanın ise Konak Bahçelievler Mah. .....ayılı adresteki işyerine ilişkin olup her iki davanın konusunu oluşturan ayrı ayrı işlerleri olup ve bu nedenle müteselsil suç hükümlerinin uygulanamayacağı ve sanığın iki ayrı mühür bozma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylemin müteselsilen gerçekleşen tek bir suçu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-TCK’nun 203/1, 43/1. maddeleri uyarınca verilen ceza üzerinden 62. maddesinin uygulanması suretiyle sonuç cezanın 6 ay 7 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası yapılarak cezanın 6 ay 8 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, 3-5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesinde "hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında, mahkemece "denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde sanığın ertelenen cezasının aynen infazına" şeklinde infaz aşamasını da kısıtlayacak şekilde hüküm tesis edilmesi, 4-Sanığın dosya arasında bulunan sabıka kaydındaki hükmün suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.