Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/10410 E. 2013/15738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/10410
- Karar No
- 2013/15738
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : -Dolandırıcılık suçu için ; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gözetilerek 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılması Suçlardan doğrudan zarar gören şikayetçi ...'in yargılama sırasında sanıklardan şikayetçi olması ve vekili vasıtasıyla kararı temyiz etmesi dikkate alınarak CMK'nun 237/2. maddesi gereğince kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; I- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 08.07.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden sanıklar hakkındaki kamu davasının düşürülmesi gerektiği mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin, bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 1- Suç tarihinden önce sanık ... ile katılan ...'in birbirlerini tanıdıkları, katılanın iş yerini kapattıktan sonra bir miktar halı ile içinde değişik bankalara ait çek karneleri bulunan çelik kasayı sanık ...'e emaneten bıraktığı, sanık ...'in de kasada bulunan Pamukbank Aziziye Şubesine ait 1124723 numaralı çeki 4.725.000.000 TL. bedelli olarak doldurulup diğer sanıkların şirketlerine ciro ettiği, böylece sanık ... hakkında sahte çek keşide etmek, diğer sanıklar hakkında ise sahte olduğunu bildikleri çeki kullandıkları iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanık ...'ın yazılı ve sözlü savunmalarında, suça konu eylemler ile alakası bulunmadığını, kimlik bilgilerini ele geçiren ... isimli şahsın bu eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmesi, katılanın aynı sanık hakkında katılana yönelik emniyeti suistimal suçundan 2002 yılında açılan kamu davasında, sanığa ait nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğrafından eylemi gerçekleştiren kişinin sanık ... olmadığına ilişkin ifadesi üzerine hakkında beraat kararı verilmesi, çekteki imza ve yazıların sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmamış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından, çekin ön yüzündeki yazı ve imzalar ile arka yüzündeki ciroların sanıkların eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması, katılana sanık ...'ın teşhis ettirilmesi, teşhis sonucunda katılanın, eşyalarını emaneten bıraktığı şahsın bu sanık olmadığını beyan etmesi halinde sanığın savunmasında geçen ... isimli kişinin kim olduğunun belirlenerek katılana teşhis ettirilmesi, ...'nın katılan tarafından teşhis edilmesi halinde bu kişinin diğer sanıklarla çek hususundaki bağlantılarının araştırılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, 2- Sanık ...'nün, UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 30.11.2012 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.