Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/10230 E. 2012/13351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/10230
Karar No
2012/13351
Karar Tarihi

Hakaret ve hırsızlık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Muratlı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/09/2009 tarihli ve 2009/560 soruşturma, 2009/399 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 22/01/2010 tarihli ve 2010/93 değişik sayılı kararı ve tüm dosya kapsamına göre. 1- Müşteki vekili Avukat ..... tarafından verilen 13/07/2009 tarihli dilekçe üzerine başlatılan soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre müşteki vekiline yapılması gerektiği halde, anılan Kanunun 21. maddesine göre müştekiye yapılan tebliğin usulsüz olduğu cihetle, itirazın kabulüne karar verilmemesinde, 2- Şüphelinin, müşteki ile tarla alım-satımı konusunda anlaştıklarını ve karşılığında açık senedi imzalayarak müştekiye verdiğini, olay günü müştekinin senet üzerine fazladan bedel yazacağını söylemesi üzerine senete bakmak için ucundan tuttuğunu ve senedin bu sırada yırtılarak ikiye ayrıldığını kabul etmesi karşısında eylemin özel belgenin yok edilmesi suçunu oluşturabileceği ve delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara yapılan itirazın kabulü yerine yasal olmayan gerekçeyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 18.07.2010 gün ve 2010/8933/47522 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve KYB.2010180423 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Tebligat Kanunu’nun “vekile ve kanuni mümessile tebligat” konu başlıklı 11. maddesi: “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır” biçimindedir. İncelenen dosya içeriğine göre; Muratlı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.09.2009 gün ve 2009/560 soruşturma ve 2009/399 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, 7201 sayılı Yasanın 11. maddesine aykırı olarak şikayetçi vekili yerine, şikayetçiye aynı Yasanın 21. maddesi uyarınca 09.10.2009 tarihinde tebliğ edildiği, ıttıla üzerine vekilince verilen 21.12.2009 tarihli dilekçeyle süresinde itiraz edildiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce yerinde bulunduğundan, Muratlı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.09.2009 gün ve 2009/560 soruşturma ve 2009/399 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın süreden reddine ilişkin Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 22.01.2010 gün ve 2010/93 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, bozma nedenine bağlı olarak ihbarnamenin ikinci bendinde yer alan kanun yararına bozma istemi hakkında şimdilik bir karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/10230, K. 2012/13351, T. 05.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-10230-e-2012-13351-k-02f0d59b8d57