Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/10018 E. 2013/15788 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/10018
- Karar No
- 2013/15788
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1-765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis. (mağdur ...'ye yönelik eylem) I- Sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan yürütülen kamu davasının zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulüyle düşürülmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesinde sanığın hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- "Dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafii ile katılan vekilinin mağdurlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümleri somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun ise yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 20.12.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden sanık hakkında açılan kamu davasının ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış incelenen dosyaya göre hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin, suçun unsurlarının bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, tek hüküm kurulması gerektiğine ilişen, katılan vekilinin ise bir sebebe dayanamayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III- Sanık müdafii ile katılan vekilinin sanığın Yurtsoylular Ltd. Şirketi'ne yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yurtsoylular adına düzenlenen vergi alındı makbuzunda tarihin yer almadığının anlaşılması karşısında, belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu belge üzerinde gözlemde bulunarak, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.