Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/5278 E. 2013/3188 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/5278
- Karar No
- 2013/3188
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Sanığın, 5237 sayılı Yasanın 204/1, 43 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 5237 sayılı Yasanın 245/3, 43, 52/2 ve 53. maddelerine göre 5 yıl hapis ve 2500 YTL APC ile cezalandırılmasına 1- Sanık müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesinde: Sanığın yakalandığında görevli memurlarca üzerinde yapılan arama neticesinde suça konu üzerinde gerçek kişiler olan ...yazılı sahte nüfus cüzdanı ile ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesinin ele geçirilmiş olması nedeniyle, eyleminin iki ayrı sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanık müdafiinin, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu ile ilgili hükme yönelen temyizinin incelenmesine gelince: a-) 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2006 tarihli iddianamesi ile sanığın üzerinde yapılan aramada ...adına Citibank kredi kartı ile Akbank Vısa kartı ve ...adına Citibank’a ait sahte olarak düzenlemiş kredi kartının ele geçirildiği, ancak kredi kartları kullanılmadığından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek TCK’nun 245/3 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada, Silivri Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yazışmada, bankalar arası kart merkezi cevabına göre suça konu kredi kartlarıyla alışveriş yapıldığı sabit olduğundan eylemin TCK’nun 158/1-f, 43. maddelerine uygun olduğu gerekçesiyle iddianamede tavsif edilen eylem dışına çıkılarak verilen görevsizlik kararına dayanılarak, sahte kredi kartı kullanmaktan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden ve hükmün gerekçesinde sahte kredi kartlarını temin ettiği ancak henüz kullanamadan yakalandığı belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında sahte kredi kartı oluşturup harcama yaptığı kabul edilerek, TCK’nun 245/3, 43. maddeleriyle cezalandırılmasına karar verilmesi, b-) Kabule göre de; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 29.05.2001 gün ve 6-106/111 sayılı kararında açıklandığı üzere, TCK'nun 245. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uygulanmasında bu eylemden kredi kartları kopyalanarak kullanılan yabancı ve yerli bankalar zarar gördüklerinden suçun mağduru oldukları ve kredi kartının sahte üretilmesi durumunda eylemin TCK'nun 245/2, bu şekilde üretilmiş kartın kullanılması durumunda ise aynı maddenin 3. fıkrası hükmünün ihlal edildiği, teselsül hükmünün aynı bankaya yönelik eylemler nedeniyle uygulanması gerektiği cihetle; somut olayda sanığın aracında yapılan aramada üç adet mahyetik şeridi kopyalanmış kredi kartının ele geçtiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, TCK'nun 245/2. maddesinde düzenlenen sahte kredi kartı bulundurmak suçunun kredi kartlarını çıkaran banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kart bilgilerinin kopyalanması durumunda ise kendi içerisinde zincirleme suçu oluşturacağı dikkate alınarak, suça konu mahyetik şeridi kopyalanmış kartların hangi bankalara ait olduğu beirlenerek, toplanan deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre yukarıdaki bozma nedeninde izah edildiği üzere sahte kredi kartı kullanmak suçundan açılmış dava bulunmadığı da gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.