Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/5272 E. 2013/7558 K. – Memur Olmayan

Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/5272
Karar No
2013/7558
Karar Tarihi
Konu
Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Sanığın, 765 sayılı Yasanın 342/1, 59/2. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 1- Sanığın tüm aşamalardaki suça konu vekaletnamelerle bir ilgisinin bulunmadığını, şirketine borçlu olan ve haklarında icra takibi yapılan 4 adet firmanın gümrük komisyoncusu... ... ile görüştüğünü, kendisinin gelip avukata vekalet vermesini söylediğini daha sonra vekaletnameleri kendi çalışanlarına aldırtarak beraat eden sanık Av. ...'a gönderildiğine yönelik savunmasının tanıklar ..., ..., ... tarafından ve özellikle ismi geçen tanık... ...'ın da firmalara telefon açıldığını, vekaletnamelerin hazır olduğunu söylemeleri üzerine sanığın şirketi ile irtibatı sağladığına ilişkin beyanıyla da doğrulanması, diğer yandan adlarına sahte vekaletname düzenlenen şirketlerin gümrük komisyoncusu olarak takibini yapan tanık... ... hakkındaki Gümrük Müdürlüğünün 31.10.2003, Gümrük Müşavirliği Derneğinin 20.01.2004 tarihli yazılarında anılan kişinin kaydının bulunmadığının bildirildiği, tanık ...'ın vekaletnameleri aldım dediği ve tanık olarak dinlenen ...'in ise tarafları tanımadığını olayla ilgili bir bilgisinin olmadığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; öncelikle suça konu vekaletnamelerde vekil eden 4 firmanın ticaret sicilinde kayıtlı iş merkezlerinden araştırılarak firma yetkilileri celp ile olay hakkında bilgilerinin sorulması, gümrükte bulunan mallar hakkında veya sair işlemlerle ilgili tanık...'a yetki verip vermedikleri hususunun sorulması, tanık olarak dinlenen ...'in tanık ...'ın beyanında geçen kişi olup olmadığının bu her iki tanığın yüzleştirilmeleri suretiyle tespiti, beyanda adı geçen kişi ise bu taktirde beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi dava konusu vekaletnamedeki el yazısı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının usulen araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini yerine, sanık tarafından alacağını almak amacıyla 4 firma hakkında icra takibi yapılıp takiplerin kesinleştiği, borçlu firmaların takiplere bir itirazlarının bulunmadığı ve anılan firmalarla ilgili irtibatın tanık... ...'ın kendi beyanı ve dosya kapsamındaki bu firmalar adına yaptığı işlemler gözetildiğinde suça konu vekaletnamelerin şirketler lehine işlem yapma yetkisi sağlayan vekaletnameler olup sanığın bu vekaletnamelerin sahte olduğunu bildiğine ilişkin somut deliller karar yerinde gösterilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi. Kabule göre: 2-Suça konu vekaletnamelerin kanunen sahteciliği ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğu ve eylemin 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 2. (5237 sayılı TCK 204/1-3) fıkrasındaki suçu oluşturduğu gözetilmeden anılan maddenin 1. fıkrası ile hüküm kurulması, 3-Sanığın alacağını almak amacıyla sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında hakkında 765 sayılı TCK'nun 347. (5237 sayılı TCK'nun 211) maddesinin uygulanma koşulları bulunup bulunmadığının tartışılmaması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/5272, K. 2013/7558, T. 09.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-5272-e-2013-7558-k-eec539a85c00